AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  
Paylaş | 
 

 GÖKTÜRK DÖNEMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: GÖKTÜRK DÖNEMİ   Salı Mayıs 08, 2007 1:50 pm


M.S 552-745 yılları arasında yaşayan bir Türk devletidir.
Türk adını taşıyan ilk devlettir.
Sanat eserleri;
Mezar külliyeleri;Orhun nehri boyunca sıralanmıştır.En önemlileri:Göktürk hakanı Kültigin,Kültigin'in kardeşi Bilge Kağan ve vezir Tonyukuk adına yaptırılmış külliyelerdir.
Plan kuruluşu açısından benzerlik taşırlar.

KÜLTİGİN MEZAR KÜLLİYESİ

Dikdörtgen bir alana kurulmuş.Bu alanda tam ortada "bark" adı verilen ve içinde;duvarlarında çeşitli resimlerin yer aldığı bir yapı vardır.Barkın hemen önünde yazılı anıt ve yine bark ın önünde dikdörtgen kenara paralel tören yolu uzanır.Tören yolunun her iki yanında heykeller yer alır.Bark ın yanı ve arkasında çeşitli sayıda sunaklar bulunmaktadır.

KÜLLİYE:
Kompleks-birden fazla yapının oluşturduğu topluluk.
ANIT:
Kaplumbağa şeklinde kaide sırtına yerleştirilmiş dikdörtgen yassı taş.Her iki yüzünde de yazılar var.Bir yüzü Türkçe,diğer yüzü Çince.Üst kısım anıta sarılmış ejderha şeklinde işlenmiş.Anıttaki yazılar Danimarkalı bilim adamı tarafından deşifre edilmiş.Türk tarihine ışık tutacak bilgiler ortaya çıkmıştır.Yüzeyindeki metin; ilk yazılı Türk metnidir.

TÜRK TARİHİ AÇISINDAN ÖNEMİ;


Orta Asya'da yaşamış Türk devletlerinin Çinlilerle yoğun ilişkisi olmuştur.(en büyük mücadele)Hakan;Türk devletlerinin içerisinde bulunduğu tehlikeden,ne gibi tedbirler alınacağından söz etmekte,nasihatler vermektedir.

HEYKELLER

Balbol yada taşaba adını almışlardır
Kültigin'in başı(Bu gün Moğolistan'da sergileniyor),başlığında kanatları iki yana açık kartal figürü(kartal güç simgesi- kral ve devleti simgeliyor)kullanılmış.
Heykallerin pek çoğu portre özelliği taşıyor.

DUVAR RESİMLERİ

Resimlerdeki özellikler dönemin litografik özelliklerini yansıtıyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: UYGUR DEVRİ(ders notları)   Salı Mayıs 08, 2007 1:51 pm



UYGUR DEVRİ

745 yılında Göktürklerin siyasi egemenliğe son vererek Ötüken'de de devler kuran Uygurlar ın sanatı Türk Sanatı içerisinde özel bir yere sahiptir.Çünkü bu dönemde yarı yerleşik yaşam tarzı yer yer sürdürülmekle beraber tam anlamıyla yerleşik düzenin egemen olması sanatımızda devrim sayılabilecek gelişmeleri de beraberinde getirmiştir.Böylece Türk Sanatı ilk kez yerleşik bir sanat niteliği kazanmıştır.
Uygur Devri şehircilik açısından da önemli bir devirdir. Türk tarihinde ilk sistemli şehirlerin kuruluşu bu devirde olmuştur.
Doğu Türkistan'da bu devrin önemli şehirleri arasında;Murtuk,Bezerik,Yar-Hoto,Hoço,Sorçuk,Bişmalık,Turfan,Tun-Huang sayılabilir.
Uygur Sanatının temeli eski Türk inançları ve yaşayış tarzı ile Budizm,Maniteizm vb dinlerin getirdiği yeni düzen üzerine kurulmuştur, bununla birlikte;Çin,Hint,İran ve hatta Hellenistik dönem sanatı etkileri de kuvvetle hissedilmektedir.
Bu dönemin önemli mimari yapı türleri arasında yer alan Budist tapınakları Göktürkler devrinde de inşaaa edilmiş olmakla beraber asıl gelişimini Mali tapınakları ile beraber Uygur devrinde yaşamıştır.
Uygur manastır ve tapınaklarının,Selçuklu ve Osmanlı külliyelerinin kaynağını oluşturduğu söylenebilir.
Böylece Doğu Türkistan'da genellikle bir külliye manzarası veren manastır ve tapınaklar Uygur şehirlerinde yoğun bir şekilde karşımıza çıkmaktadır.
Uygur tapınaklarında genellikle iç avlu etrafında düzenlenmiş mekanlar söz konusuydu.Avlunun ortasında tapınağın adandığı ilahın heykeli ve bu ilahla ilgili resimlerin bulunduğu kutsal bölüm yer almaktaydı.Bu yapıların üst örtümlerinde kubbe ve bonoz kullanılmıştır.
Türk Sanat Tarihinin en ilgi çekici mimari eserleri arasında özellikle kayalara oyulmuş mağra tapınakları önemlidir.Bu tapınaklar esasında daha önce Çin'in kuzeyinde devlet kuran Tabgaç Türklerinde görülmekteydi.Ancak Doğu Türkistan'daki Bezeklik,Kızıl ve Tun-Huang mağra tapınakları daha çok tanınmış örneklerdir.
Mağra tapınakları mimari bakımdan değişik tipler göstermekteydi.En basit şekli ile Kızıl daki gemiciler mağrasında olduğu gibi uzun,dikdörtgen,beşik bonozlu bir mekan halindedir.
Bazı örneklerde ana yapının içerisine dikdörtgen, özel ibadet mekanları konulmuş ve mekan farklı şekillerde bölümlenerek daha kompleks bir hale getirilmiştir.
Uygur Sanatı Türk,resim ve heykel sanatının erken dönemlerdeki en zengin ürünlerini kapsamaktadır.M.S4-5.yy larda Doğu Türkistan ve bütün Orta Asya da gelişen en eklektik bir resim tarzından sonra 6. ve 7.yy larda Türklerle yakından ilişkili bir resim üslubu ortaya çıkmıştır.Bundan sonra M.S 8.yy dan itibaren Uygurların Doğu Türkistan'a etki etmeleriyle Uygur duvar resimlerinin devri başlamıştır.
Doğu Türkistan'da resim ve heykel sanatının geliştiği merkezlerin daha çok ipek yolunun olduğu bölgelerde yer alması dikkat çekicidir.
Uygur duvar resimleri ,Eski Türk geleneklerinin izlerinin devam ettiği maniheizm ve daha yaygın bir şekilde yerleşen Budizm ekonografisinin yansıdığı bir sentezin ürünüdür.
Bu resimlerde işlenen konuların başında dini sahneler görülmektedir.
Resimlerin büyk çoğunluğu Budha'yı,onun öğretisini ve yaşantısını tasvir eder.Ayrıca zamanla ortaya çıkan diğer Budist ilahları ve onların hikayelerini anlatan resimlerde çoktur.Öte yandan gerçeküstü yada doğada bulunan hayvanlar,günlük yaşantı ile ilgili sahneler,çeşitli destan ve efsaneler,din adamları,süvariler,prens ve prensesler bu resimlerde yer alan diğer unsurlardır.
Resimlerin bir bölümünde şahısların farklı ifade ve özelliklerle tasvir edilmesine dayanan bir portre anlayışının ortayay çıkması Türk Sanat Tarihi açısından önem taşır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: Geri: GÖKTÜRK DÖNEMİ   Salı Mayıs 08, 2007 1:52 pm

konularla ilgili resim desteğine açığım:)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı: 1977
Kayıt tarihi: 10/12/06

MesajKonu: Geri: GÖKTÜRK DÖNEMİ   Salı Mayıs 08, 2007 2:38 pm









kültigin





kültigin yazıtı


anıt





uygur fresklerinden örnek
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: KARAHANLILAR DÖNEMİ   Salı Mayıs 08, 2007 5:01 pm

KARAHANLILAR DÖNEMİ

İslam dünyasında Türklerin ilk yer alışı,Fergaba,Taşkent ve Maveraünnehr'den az sayıda gelmiş Türklerin 8.yy ın 2.yarısında Abbasi halifelerinin muhafız birlikleri arasında yer almalarıyla başlamış,9yy. da bunların sayıarı hızla artarak halife Mutasım zamanında Hassa ordusunun tamamı Türklerden meydana gelmiştir.
Ancak Türklerin islam dünyası içerisinde gerçek siyasi varlık olarak,gerekse kültür ve sanatıyla gerçek anlamda yer almaları,islamiyeti ilk kabul eden Karahanlılar ile başlamıştır.
Karluk Türkleri tarafından kurulan bu devletin hüküm sürdüğü bölge Kaşar,Yedi-su arası idi ve 9.yy ortalarından 13.yy başlarına kadar varlığını sürdürdü.Bu dönemde Türk Sanatında olduğu gibi Türk Edebiyatında da önemli eserler verilmiştir.1069 da Yusuf Has Hacip tarafından,Karahanlı hükümdarı Saltug Buğra Han adına Uygur harfleri ile yazılan Kutatgu Bilig ile 1074 tarihinde Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılan;Dİvan-ı Lügat al Türk bu dönemde yazılmış eserlerdir.Bilim alanında ise Farabi ve El-Buruni gibi döneminin en ünlü isimleri yetiştirilmiştir.

SAMANOĞLU İSMAİL TÜRBESİ

-Kare planlı,üstü kubbeyle örtülü bir yapıdır.
-Dört cephesi,cephelerin üst kısımları dört yönde de sıra halinde kemerli açıklıklar şeklinde düzenlenmiş.
-Yapının dört cephesinde de,dıştan büyük bir kemerle başlayıp,içe doğru derinliği olan pencere açıklıkları yer almaktadır.
Zerdüştlerin ateş tapınaklarına benzeyen yapılardır.Zerdüştlerin tapınakları da kare planlıdır.Üstü kubbeyle örtülüdür..
Ortada ateş yanar ve dört tarafa doğru kemerli açıklıkları vardır.Bu türbede de zerdüştlerin ateş tapınaklarından etkilenildiği düşünülür.
Yapıların çoğu tuğladan inşaa edilmiş.Bu dönemde mimari yapılar ya kerpiç yada tuğla ile inşaa edilmek durumundaydı.Dayanıksız bir malzeme olduğu için sıradan yapılar kerpiç ile,anıtsal yapılar sa daha sağlam olan tuğla ile inşaa edilmekteydi.Tuğla bu dönemde elde edilmesi zor bir malzeme.Sadece yapı malzemesi olaral değil,süsleme malzemesi olarak da karşımıza çıkmaktadır.
Kubbeye geçişte tromblardan faydalanılmıştır.
TROMB:üst örtüye geçiş için kullanılan elemandır.Genellikle,kare bir mekanı kubbe ile örtmede açıkta kalan boşlukları kapamak amaçlı kullanılır.
Örtme elemanları sadece estetik kaygılarla şekillenmemiş,statik ve mimari zorunluluklarda buna etken olmuştur.

ARAP-ATA TÜRBESİ

978 yılında inşaa edilmiş.Samanoğulları tarafından yapıldığı iddia ediliyor ancak yaygın olan inanç Karahanlılara ait olduğu yolundadır.
-Kare planlı,kubbe ile örtülü bir yapı
-Portal yapıda
-Giriş cephesi daha anıtsal,daha özenle yapılmış,
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: Geri: GÖKTÜRK DÖNEMİ   Çarş. Mayıs 09, 2007 2:46 pm

ÖZKENT(ÜZGEND)TÜRBESİ

Üç ayrı türbeden oluşmuş bir topluluk olup Özkent şehrinde inşaa edilmiştir.Türbeler aynıo eksen üzerinde yer alır ve Batı cepheyi paylaşırlar.
Orta türbe,Kuzey türbe(Celaleddin Hüseyin Türbesi) ve Güney türbe adıyla anılan en eskisi Orta türbe dir.
Orta türbe 1012-1013 yıllarında Nasır Bin Ali adına inşaa edilmiştir.Kare planlı türbe dıştan 11.44*11.28 ölçülerinde olup duvar kalınlığı yaklaşık 3 m yi bulmaktadır.
Üzeri kubbe ile örtülmüş, kubbeye geçişlerde tromblar kullanılmıştır.
Orta kubbenin Kuzeyinde yer aldığı için Kuzey ;Türbe adı ile anılan yapı ise portal nişi üzerindeki ki kitabesine göre 1152 yılında Celaleddin el Hüseyin adına inşaa edilmiştir.Yine kare planlı ve kubbeli bir kuruluşa sahip olan türbe malzeme kalitesi ve inşaa tekniği yönünden orta türbeye nazaran daha gelişmiş bir örnektir.
Özkent türbelerinin sonuncusu olan Güney türbesi ise 1186-1187 tarihlidir.Kime ait olduğu bilinmeyen türbeniniçi 6.40*6.43m ölçülerindedir.
Üzeri kubbe ile örtülü türbenin portal girişinden başka iki girişi daha bulunmaktadır.Kemer yüzeyi dışta geometrik,yüzeyde yazı ve bitikisel motifler,içte tuğla ve süsleme unsurları içerir. Güney türbe ölçüleri itibari ile daha küçüktür.

KARAHANLILAR DÖNEMİ CAMİLERİ

İbadet yapıları açısından Karahanlılar,islam dinini toplu olarak kabul eden ilk devlettir.
Türk İslam medeniyeti adı altında üç ibadet yapısı görülür.
-cami
-mescit
-namazgah
İslam ibadet yapılarıdır,her üçüde farklı özelliklere sahiptir.

CAMİ

Arapça da Cem kökünden türemiştir.Cami;toplayan anlamına gelir.(cemiyet,cuma,cemaat aynı kökten türemiştir.)
İbadet yapıları olarak bilinsede asıl amacı toplanılan,çeşitli toplumsal yapıların gerçekleştirildiği bir mekandır.
Toplumu ilgilendiren kararlar alınır,evlilik töreni,eğitim, sohbetler,vs toplumsal etkinlikler bu yapıda gerçekleştirilmektedir.
Camilerin bir önemli özelliğide İslam dünyasında Cuma namazlarının kılınabildiği yapılar olmasıdır.Cuma namazları İslam toplumunda önemli bir yere sahiptir.Daha sonradan kılınmaz.Burada asıl amaç belirli bir gün ve saatte bir araya toplanmak,insanlar arasındaki birlik,beraberliği güçlendirmektir.

MESCİT

Arapça da sed kökünden türemiştir.Secde edilen yer anlamına gelir.
Bu yapılar salt ibadet amacıyla yapılmış yapılardır.Türk mimarisinde mescitler genellikle mahalle aralarında inşaa edilmiş,küçük ölçekli,iddiasız-sade yapılar olarak karşımıza çıkar.
Cami ve mescit arasındaki fark;
Camide cuma namazı kılınır,mimber mevcuttur.Mescitlerde ise sadece ibadet yapılır.Cuma namazı burada kılınmaz.

NAMAZGAH

Farsça dan gelir.Namaz kılınan yer anlamındadır.Farsça oluşu ayrı bir özelliktir.
Namazgah denilen yapılar Arap toplumunda musalla adıyla anılan bir yapı türüdür.Musalla Arapça da salat kökünden gelir.Çeşitli ibadet türleri vardır.Gü-nlük 5 vakit namaz,bayram namazı,cenaze namazı,cuma namazı..
Bayram ve cenaze namazları açık alanda kılınır.Bu sebeple açık alanda düzenli ibadet alanlarının ortaua çıkışı söz konusudur.
Namazgah adlı yapılar genellikle İran topraklarında ve Asya topraklarında inşaa edilen yapılar içinde kullanılır.Anadolu'da da vardır.
Camiler ve mescitler kapalı yapılardır.Namazgah ve musallalar ise üstü açık yapılardır.
Namazgahlar;Yol kenarlarına inşaa edilmiş,yerden yüksek,etrafı alçak duvarlarla çevrili üstü açık ve kıble yönünü belirleyen bir mihrab taşının bulunduğu ibadet yapılarıdır.
Türk-İslam döneminde yapılan ilk cami-mescit ve namazgahlar mevcuttur.Bu yapıların kerpiçtir.
Arap-İslam mimarisinin etkisinde gelişmiş bu yapıların daha sonraki dönemlerde Karahanlı mimarisi özgün kimliğini kazanarak yeni gelişmelerin denendiği yapılar da ortaya çıkmıştır.
İbadet yapılarını genel olarak iki grupta toplayabiliriz;
-ortada avlusu bulunanlar,
-önünde avlusu bulunanlar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: Geri: GÖKTÜRK DÖNEMİ   Çarş. Mayıs 09, 2007 6:20 pm

TALHATAN BABA CAMİİ:

Karahanlı ibadet yapısıdır.Enine dikdörtgen plan şemasına sahiptir.Mihrap önünde büyükçe bir kubbe yer alır.Bu kubbenin dördü duvarlara bağlı olmak üzere ikiside serbest altı destek üzerine oturtulduğu görülür.Kubbeyle örtülü olan birim basit bir ibadet yapısı için çekirdektir.Kubbeyle örtülü yapının iki yanında dikdörtgen yapılar oluşturulduğunu ve kemerlerle bağlantı sağlandığını görürüz.
Türk mimarisinde belirli problemler vardır;mekan ve merkezi kubbe problemleri...

mekan problemi:

Bazı temel değerler göz ardı edilemez.İslam dininde ibadet esnasında mümkün olduğunca birbirine yakın olması arzu edilir.
Bu camide ortada kubbeyle örtülü mekanın yanlara doğru genişletildiği görülür.Bunlar mekan probleminin çözümüne yönülik ilk örneklerden kabul edilir.

HAZAR DERAGON CAMİİ:

Buhara yakınlarında,Hazara köyünde yer alır.İnşaa tarihi kesin olmamakla birlikte 11.yy a tarihlenir.Yapıda tuğla ve kaerpiç birlikte kullanılmıştır.Kare planlı bir yapıdır ve yapının ortasında 1.30m çapında yuvarlak sütunlara(sütunlar kemerlere bağlı)binen sivri kemerlere oturtulmuş bir merkezi kubbe yer alır.
Merkezi kubbe 6.50*6.65m lik bir alanı örtmektedir.Sütun ve kemerlerin tuğla ile örüldüğü yapıda ana beden duvarları tümüyle kerpiçten olup yüzeyleri yine tuğla ile kaplanmış ve caminin merkezi kubbe dışında kalan kısımları değişik örtü elemanları kullanılarak kapatılmıştır.
Ana beden duvarları bölgedeki mimari geleneklere uygun bir biçimde yukarı doğru daralmaktadır.Camide anıtsal bir portal bulunmaktadır.Karahanlı mimarisinde türbelerde portal kavramı vardır.

BUHARA NAMAZGAH CAMİİ:

Buhara'da yer alır.Dikdörtgen bir yapı ve yapının üstü örtülmemiş.Giriş yönünde anıtsa bir taç yapı yer alır.Cepheden dışa taşan,yukarı doğru aşan anıtsal bir giriş vardır.Tuğla ile inşaa edilmiştir.Taç kapı üzerinde bordür halinde süsleme görülür.Bu süslemede kompozisyon yazılardan oluşmuştur.Küfi harflerle oluşturulmuş süslemelerdir.Kemerli açıklığın üstünde kompozisyon yer alır.Geometrik şekilde ve onun üstünde de kitabe yer alır.

MİNARELER:

Kalan Minare

Buhara'da yer alır.Silindirik formludur.Alttan yukarıya doğru daralan bir yapı gösterir.En üstte dışa doğru genişleyerek köşk şeklinde şerefe ile sonlanan bir minaredir.Tüm yüzeyde yoğun bir süsleme mevcuttur.Kuşaklar halinde minareyi sarar ve her bir kuşakta farklı bir kompozisyon işlenmiştir.Süslemelerin büyük çoğunluğu tuğlaların farklı dizilişleriyle oluşturulan geometrik kompozisyonlar halindedir.

Çarkurgan

Çokgen kaide üzerinde,üstte kemerlerle bağlanmış minareyi çepeçevre saran kitabe kuşağı vardır.Süslemeler tuğlayla oluşmuş geome trik basit kuruluşlar halindedir.

Özkent Minaresi

Çokgen kaide üzerinde silindirik gövde bulunur.Yukarıya doğru daralan bir yapıya sahip olup yapı malzemesi olarak tuğla kullanılmıştır.Üstte köşk şeklinde şerefe,minare yüzeyinde kuşaklar halinde birbirinden farklı süslemeler mevcuttur.

Karahanlılar döneminin diğer bir önemli yapı türü Kervansaraylardır.

Kervansaraylar;

İslamiyetin ilk dönemlerinde seferlerde ihtiyaç duyulduğu anda kullanılmak üzere sınırlarda askeri üsler yapılmış-sınır karakolları-Savunmaya yönelijk askeri amaçlı yapılar.

Ribat;

Sınırlar genişleyince ticaret yollarının yakınlarında bulunan ribatlar kervansaraylar kullanılmaya başlıyor.
Rİbat ın sözlük anlamı;ip-bağ dır.

Kervansaraylar ticari amaçlarla yolculuk eden kervanların konaklaması ve çeşitli ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılmışlardır.40 km arayla inşaa edilmişler.(Bir kervanın gün boyunca alabileceği yol.)
Mimarisi;
Türk mimarisinde çok yaygın bir yapı türüdür.Kale gibi inşaa edilmişlerdir(Kervanların tehlikeden korunmaları için).Taştan inşaa edilmişlerdir.Pencere açıklığı bulunmaz,varsada duvarların üst kısımlarında mazgal açıklık şeklinde yer almaktadır.
Dönem içerisinde belli plan şemalarına sahiptirler.Ortası açık avlu,odalar etrafında düzenlenmiş,tümüyle kapalı bir yapıdır.Açık ve kapalı bölümlerden oluşan türleri vardır.Yine zaman içinde işlevlerinde de değişiklikler ve buna bağlı plan kuruluşlarında da değişiklikler görülür.
Anadolu Selçuklu mimarisinde kervansaraylar olabildiğince gelişmiştir.(siyasi sebeplerden).Kervansaraylarda bu dönemde bir sigortacılık sistemi geliştirilmiş.Anadoluda'daki kervansaray yollarının tercih edilmesindeki önemli bir sebep de budur
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
chiron
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı: 217
Yaş: 31
Kayıt tarihi: 16/04/07

MesajKonu: Geri: GÖKTÜRK DÖNEMİ   Cuma Mayıs 11, 2007 5:34 pm


Manakeldi Kervansarayı

Ortada açık avlu ve etrafında bir revak sırası yer almaktadır.

revak;
Bir tarafı kapalı,diğer tarafı sütun veya kemerlerle dışa açılan yapıdır.Aralarda çeşitli büyüklüklerde odalar bulunup kare planlı yapılardır.Köşe ve cephe ortalarında ana beden duvarları payanda destekler-içten yada dıştan yapıya bitişik dayanaklar.-
Karşılıklı simetrik bir düzenlemeye sahip-dört eyvan şeması-(üç yanı kapalı,bir tarafı kemerle dışa açılır şekilde düzenlenmiş mekanlar) yapı bünyesinde karşılıklı konumlanmış dört eyvan bulunduruyor.

Ribat-ı Melik Kervansarayı

Karahanlılar dönemininen önemli kervansaraylarından biri olup ortada avlu,bir kubbeyle örtülmüştür.Avlu etrafında küçük kubbelerle örtülü bir revak sırası vardır.Revakların gerisinde çeşitli büyüklüklerde dikdörtgen odalar olup,diğerlerinde olduğu gibi karşılıklı simetrik düzenleme söz konusudur.
Günümüze ulaşan tek kısmı giriş cephesidir.
Tuğla ile inşaa edilmiş,sütunlar,kemerler,en üstte uzunca bir yazı bordürü yer alır.Yapıda çok fazla süsleme bulunmaz.Var ise bu süslemelerin hemen hepsi giriş portalı(taç kapı) üzerinde toplanmıştır.Yapıda taş yerine tuğlanın kullanılması bölge koşullarından kaynaklanıyor.Kerpiçle inşaa edilse bile dış cephe tuğladır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.baykussanat.com
astra9002
gri
gri


Erkek
Mesaj Sayısı: 5
Yaş: 26
Kayıt tarihi: 24/04/09

MesajKonu: Geri: GÖKTÜRK DÖNEMİ   C.tesi Nis. 25, 2009 2:29 pm

kültiğin-bilge kağan ve tonyukuk anıtlarıyla ılgılı resım isteği olana gnderebilirim..bu sayfada güzel olmuş ama daha geniş çaplı olabılırdi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 

GÖKTÜRK DÖNEMİ

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 ::  :: -