AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 JEAN DUBUFFET

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
fnd06
Moderator
Moderator


Mesaj Sayısı : 387
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 24/12/06

MesajKonu: JEAN DUBUFFET   Cuma Mart 09, 2007 6:25 pm

Kesintisiz Bir Devrim

XX. yüzyıl sanatının büyük ustalarından biri olan Jean Dubuffet (1901-1985) uzun süre baba mesleği şarapçılık ve sanatsal etkinlikler arasında kararsız kalmış, ancak 1942'de 41 yaşına geçtiğinde, kendini bütünüyle resme vermişti.

Kurulu düzene sonuna kadar karşı çıkan Jean Dubuffet, kırk yıl süresince çalışmalarında - çelişkili bir biçimde '' herkes gibi'' resimyaparak sürekli resim yaparak sürekli şaşırtıcı olamak dışında-önceden belirlenmiş hiçbir kurala uymamaya özen gösterdi. Modeli, iş başındaki sıradan insandı; onların üretimleriyle kültür insanlarının bilgiççe oyunlarından daha çok ilgileniyordu. Kültür dolanbacının uzağındaki çalışmalara duydğu ilgi, yapıtı için değişmez esi kaynağı oluşturacak Collection de I'Art brut'ü(ham sanat kolleksiyonu) kurmasına yol açtı. Sanatsal üretim aşamaları, farklı çevrimlerde bir araya getirdiği çok sayıda deneyle belirginlenecek, bunların en uzun ve en özgün örneğini de hiç kuşkusuz dünyanın zihinsel ve özdekten arındırılmış bir yansıması olan ve ''fantazmaya bir dalış'' denebilecek L'Hourloupe dizini oluşturacaktı(1962-1974)

YAŞAMÖYKÜSÜ

1901 Jean Dubuffet 31 Temmuz'da şarap ticaretiyle uğraşan bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi.

1908-1917 Havre lisesi'nde öğrenim görür. Ecole des Beaux-Arts'ın akşam derslerine yazılır.

1918-1919 Parise gelir ve altı ay boyuca Academie Julian'a devam eder, bir süre sonra yalnız çalışmak için okuldan ayrılır.

1924 Kültürel değerlere kuşkuyle yaklaşır ve Buenos Aires'e gitmek üzere gemiyle yola çıkar.

1925-1932 Aile işini devralır ve sekiz yıl boyunca resmi bırakır. İlk evliliğini yapar. Babası ölür. Kızı Isalmina dünyaya gelir.

1933-1935 Paris'te resim çalışmalarına geri döner. Şarap işini bir işletmeciye devreder. Eşinden ayrılır. Hayatını sonuna dek birlikte yaşayacağı Emilie Carlu (lili) ile tanışır.Maskeler ve kuklalr yapar.

1937 Yeniden şarap işinin başına geçerve resmi bir kez daha bırakır.

1942 Hayatının dönüm noktası: Dubuffet 41 yaşındadır ve kendini bütünüyle resme verme kararı alır.

1943 Jean Paulhan'la tanışır ve Paris'in entellektüel çevrelerine girip çıkar.

1944 Galerie Rene Drouin'de hararetli tartışmalara yol açan ilk sergisi açılır.

1945 Fransada ve İsviçre'de ''art brut'' yapıtları toplamaya başlar.

1946 Gallimard'da Prospecrus aux amateurs de tout genreadlı kitabı yayınlanır.

1947-1950 Aile şirketini satar. Cezayir Sahra'sına üç yolculuk geçirir Compagine del'Art Brut'ü oluşturur. New York'taki ilk sergisi Pierre Matisse galerisini açılır.

1951 New York'a ilk yolculuğunu yapar(6 ay kalır) Anticultural Positions adlı demecini verir.

1952-1954 Paris'te, Cercle Volney'de ilk retrospektif sergisi açılır.

1955-1959 Paris ve atölyeler inşa ettirdiği Vence arasında gidip geli. Taşbaskıya büyük ilgi duyar.

1960-1961 Paris'te bir arşiv ve sekreterlik oluşturur. Asger Jorn'la müzikal deneyler yapar. Musee des Arts Decoratifs'te önemli bir retrospektif sergisi açılır.

1962 Dubuffet'nin yapıtında dönüm noktası:12 yıl sürecek L'Hourloupe çevriminin başlangıcı. Collection de I'Art Brunt bir süre abd'de kaldıktan sonra Parise getirilir. New York, Museum of modern art 'retrospektif sergi açılır.

1964 L'Hourloupe sergisi Venedik'te, Palazzo Grassi'de açılır. Catalogue inteğral des Travaux'nun(38 cilt) ilk fasikülü yayınlanır.

1966 Genleşen polistirenden yontu dizisine başlar

1967 Musee des Arts Decoratifs'e önemli bağışta bulunur et Prospectus et tous ecrits suivants'ın(tüm yazıları)ilk iki cildi yayınlanır.

1968 Asphyxiante culture yayınlanır.

1969-1970 ilk anıt siparişi alınır.1971-1973 yıllarında başlanan ve 1976 yılında bitecekCloserie Falbala projesi için atölyelerin bitişiğinde bir arazi düzenlenir.

1971-1972 Coucou Bazar gösterisi için Cartoucherie de Vicennes'de bir atölye hazırlanır. New york'ta Grope de Guatre abres'ın açılışı yapılır.

1973 New York ve Paris'te büyük retrospektif sergileri açılır,

1974Dubuffet Vakfının kuruluşu.

1978-1982 Dubuffet'nin 80.doğum günü dolayısıla New York, Guggenheim'da ve Paris'te Centre Pompidou2da büyük sergiler düzenlenir.

1984 venedik Bienali'nde Franayı temsil eder. Resmi bırakır.

1985 Biographie au pas de course2u hızla kaleme lır. 12 mayıs günü paris'te hayatına gözlerini yumar.

_________________
SÜPÜRGELİ MELEK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Ptsi Mart 12, 2007 6:45 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
astralcat
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 20/12/06

MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Salı Mart 13, 2007 6:08 pm




_________________
GÖZLÜYE GİZLİ YOK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://my.opera.com/astralcat/blog/
astralcat
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 20/12/06

MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Salı Mart 13, 2007 6:44 pm

Sanat Eğitimi Kuramları Dersi için Jean Dubuffet'nin bir resmini incelemiştim, acemice bir çalışma ama yinede limanda paylaşıyım istedim Embarassed

JEAN DUBUFFET ‘NİN ”THE COFFEE GRİNDER”
(KAHVE ÖĞÜTÜCÜSÜ) ADLI ESERİNİN ANALİZİ




I. REAL TABAKA

Jean Dubuffet tarafından 1945’ de Fransa’da yapılan ”The Coffee Grinder” (Kahve Öğütücüsü) adlı resim 116 x 88 cm boyutlarında olup, tuval üzerine yağlıboya , sıva ve kumlu asfalt ile yapılmıştır. Amerika ‘da Metropolitan Sanat Müzesi’nde sergilenmektedir.


II. İRREAL TABAKA

1- Hareketin Oluştuğu Tabaka

Resimde ilk olarak göze çarpan açık-koyu kontrastlığının güçlü bir şekilde kullanılmasıdır. Monokrom ve açık renkte boyanan figür, monokrom ve koyu renkte boyanan zeminle tezatlık oluşturup öne çıkıyor. Kumlu asfalt ile oluşturulan dokulu zeminin üstüne yoğun bir yağlıboya ve sıva katmanı sürülerek biçimlendirilen figürün güçlü , kütlesel imajı baskın bir şekilde resme hakim ve bütün dikkati figür üzerine çekiyor.


2- Üç Boyutluluktan Edindiğimiz Hareket

Figürde üç boyutluluk etkisi olmamakla birlikte, oturarak kahve öğüten bir kadının betimlendiği anlaşılıyor. Kollarının yarım daire şeklinde verev ve hareketli duruşu ile bacaklarının dikey ve sabit görüntüsü karşıtlık oluşturup resme hareket kazandırıyor.


3- Bu Hareketteki Canlılık

Resim , biçim ve renk karmaşasından uzak, son derece yalın bir anlatımla konuya odaklanıyor ve sadece anlatmak istediğini görünür kılıyor. Saçlarının iki yandan bağlanmasıyla çocuksu izlenimi veren, oturarak kahve öğüten tombul kadın figürü alışıla geldik “güzel” imajından uzak oluşuyla çarpıcı bir etkiye sahip. Resmedilen kadın ve yaptığı iş önemsiz, sıradan ve gündelik hayatta dikkat çekmeyecek silik özelliklerde olmasıyla düşündürücü özelliğe sahip. Resmin konusu ve kullanılan figürün biçimi ‘güzel nedir?’ sorusunu akla getiriyor.

“Dubuffet'nin güzellik anlayışı ise ‘Güzelliği algılamanın tamamen kişisel ve içsel bir yolculuk olduğu’ dur. Zaten iki kişinin aynı anda aynı şeye güzel demesi de nadir rastlanan bir durum olduğu için aslında 'güzel' diye bir şey de yok. Alışılagelen sanat, sanat tarihi, sanatçı, güzellik gibi kavramları, çok inandırıcı biçimde yerle bir eden ya da en azından yeniden yaratan Dubuffet'nin tüm söyledikleri anti-sosyalliğe duyulan yakınlığın göstergeleridir. “ *


4- Hareketin Canlılığındaki Ruhi Tabaka

Oturarak kahve öğüten kadın incelendiğinde , dikkatini yaptığı işe odaklamış, dalgın bir ifade yakalanır. Figür ne mutludur ne de mutsuzdur, çok isteyerek olmasa da elindeki işle meşguldür. “İnsana 'ne kadar güzel' dedirten şey, arzuların uyarılmasından başka bir şey değil, arzular da öyle sonsuza kadar uyarılmış olarak kalmıyor. Arzunun nesnesi durmadan değişiyor, zaten iki kişinin aynı Toplumun marjinal karakterleri, akıl hastaları, hapishanedekiler ve çocuklar gibi bıçak sırtında yaşayanların, yani Batı sanat tarihinin dayattığı resmi sanatın yörüngesinde olmayanların yaptıklarını gerçek olarak algılamış Dubuffet. Gördüğümüz şeyleri bize tekrar kendi yorumlarını katarak gösteren artistlerin işleri hiç mi hiç ilgisini çekmemiş, olanın yeniden var edilmesini veya hiç var olmayanın bize sunulmasını heyecan verici bulmuş. Sanatın yönteminin falcılığa yaklaşmasının gerekliliğinden bahsetmiş. Ona göre delilik, cinsellik ve sarhoşluk sanatın en önemli, en gerçek bileşenleri. Yaratıcılığın delilikle beslendiğine en ufak bir şüphesi olmayan Dubuffet, neyle olursa olsun zehirlenme olmadan sanat yapılabileceğine inanmıyor ve sanatı insanoğlunun en tutkulu orgazmı olarak görüyor. Herkesin cinselliği yaşayışı farklı olacağı gibi, herkesin güzellik anlayışı da farklı.” **


5- Evrensel İdea Tabakası

Kendi kendinin öncüsü olarak nitelenen, boya ve tuvalin yanı sıra kum, çakıl, kağıt hamuru, kurutulmuş otlar, çiçekler, ağaç kabukları tutkal gibi sıra dışı pek çok malzeme kullanarak çağdaş sanata yepyeni bir soluk getiren Jean Dubuffet 20. yüzyılda “Art Brut” (Ham Sanat) kavramının yaratıcılarından olmuştur ve yaratıcılığın sıfırıncı noktasından yola koyulduğunu söyleyip , deliliğin insan görüşünü zenginleştirdiğini savunmuştur.

“Fransız sanatçı Jean Dubuffet, pek çok gerçeküstücü sanatçının Amerika'ya kaçmasından sonra Fransa'da savaş sonrası dönemde 'irrasyonel'in, yani aklın ötesine uzanan bir tavrın dikkate değer son temsilcisi olarak nitelendiriliyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında gerçeküstücülerle bir tür ruh birliği içinde, tıpkı onlar gibi çocukların, akıl hastalarının resimlerine ve 'ilerlemeci Avrupa'nın kültürel değerleriyle kirlenmemiş' her türlü saf dışavuruma ilgi duyan Dubuffet, kendi sanatıyla olduğu kadar bu çerçevede oluşturduğu 'Art Brut' (Ham Sanat) koleksiyonuyla da tanındı. 1960'larda Paris'te bir müze çatısı altında bir araya getirilen bu koleksiyon, Dubuffet'nin yalnızca sanata değil, dünyaya bakış açısının da özü niteliğindeydi: Bir kere, Robert Hughes'un -yazık ki dilimize hâlâ çevrilmemiş olan- 'The Shock of the New'da (Yeninin Şoku) altını çizdiği gibi, savaş sonrasında dünyanın saçmasapan bir pislik sahnesine dönüşmüş olduğu, Dubuffet'nin yaşadığı döneme ilişkin en önemli mesajıydı. Ötesinde, Dubuffet'nin sanatında kural tanımaz bir biçim dilimden kömür, kum, toprak, bitki kökleri ya da kelebek kanatlarına değin farklı malzemelerle girişilen deneylere, bazen çamurumsu denebilecek kalın boya katmanlarının hâkim olduğu bir doku duygusunun yaratıldığı 'yaşayan' yüzeylere, çeşitli baskı tekniklerini araştırdığı soyut arayışlara ya da karikatürümsü insan ve hayvan betimlemelerine uzanan bir sanatsal üretim söz konusuydu ve bunların da temelinde 'öteki'ne duyulan o bitmez tükenmez ilgi vardı.

Söz konusu bu 'öteki', Dubuffet'nin dağarcığında şöyle dile geliyordu: "Merdivenleri fırçalayan bir kızın bağıra bağıra söylediği bir şarkı, usta bir şarkıcıdan daha çok etkiler beni. Herkesin zevki kendine. Az ve öz olanı severim. Ayrıca çekirdek halde, iyice biçimlendirilmemiş, kusurlu, karma olanı severim. Ham elmasları, işlenmemiş halleriyle severim. Ve kusurlarıyla." Ya da: "Keyfilikle, değişkenlikle gelen mutluluğun tadını unuttuk mu? Kendimizi eğitmekten başka şey istemiyor muyuz artık? Bir o kadar haklı ve yerinde görülecek biçimde, en azından bir kez olsun, gerçeğin değil de değişen hatalarla aldatmacaların tarafına geçip, sarhoş dansçı rolünü üstlenemez miyiz?"***

Kahve Öğütücüsü adlı resim de Jean Dubuffet’nin bu görüşleri doğrultusunda yapılan bir resimdir. Kahveyi öğüten kadının güçlü ve sağlam bir formla bütün resme hakim olması, yüz ifadesinden yaptığı işe odaklandığını anlamamız Dubuffet’nin şu sözünü hatırlatmakta “Bir yüzü elma çizer gibi resmetmek mi, yo, hayır! Düşünce betimlemeye sıkı sıkıya bağlıdır ve kulakları resmediyorsam gürültüyü, dudakları resmediyorsam sözü ve dişler söz konusuysa yiyecekleri düşünürüm.”

Bir öncüydü Dubuffet. Daha ilk resimlerinden itibaren. Ama onun öncülüğünün 20. yüzyıl modernizminin kurucuları, Picasso’lar, Braque’ lar, Matisse’lerle bir yakınlığı yoktu. O kendi kendinin ve kendinden sonra gelecek kuşakların öncüsüydü. Jean Dubuffet, boya ve tuvalin yanı sıra kum, çakıl, kağıt hamuru, kurutulmuş otlar, çiçekler, ağaç kabukları tutkal gibi sıra dışı pek çok malzeme kullanarak çağdaş sanata yepyeni bir soluk getiren bir sanatçıdır. II. Dünya Savaşı`nın karanlık günlerinden yola çıkarak önce Avrupa sonra da dünya resmine yepyeni bir soluk getiren Dubuffet, resim dilini belki de başka hiç bir sanatçının yapmadığı kadar değiştirdi ve yapıtlarıyla birkaç kuşak sanatçıyı etkiledi.


* Cemal AKYÜZ ; Radikal Gazetesi ; 27/11/2005
** Cemal AKYÜZ ; Radikal Gazetesi ; 27/11/2005
*** Ahu ANTMEN ; Radikal Gazetesi ; 16/11/2005

_________________
GÖZLÜYE GİZLİ YOK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://my.opera.com/astralcat/blog/
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Salı Mart 13, 2007 7:19 pm

TŞKLR ASTRALCAT cheers Harikasın dubuffet baba ile ilgili ne paylaşsak azdır.
coookkkkk teşekkürler devamı varsa lütffffennnn DEVAM
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Çarş. Nis. 25, 2007 3:37 am


Tasse de thé VII, 1967


Le Cosmorama IV, 1970


Closerie Falbala, 1971-1973


Campagne heureuse, 1975


[size=16]Les commentaires, 1978
[/size]


Scénique triplex, 1982



Episode, 1984

Site avec 4 personnages, 1981




Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
taziko
göşkuşağı (onursal üye)
göşkuşağı (onursal üye)


Mesaj Sayısı : 455
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Perş. Mayıs 17, 2007 3:25 am



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: JEAN DUBUFFET   Bugün 2:56 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
JEAN DUBUFFET
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Blue Jean'da Ville Valo..

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Akademik Forumlar :: Biyografiler-
Buraya geçin: