AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
YazarMesaj
fnd06
Moderator
Moderator


Mesaj Sayısı : 387
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 24/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ağus. 07, 2007 2:15 pm

gitmez o gidemez amerikayı beklesin yakında vatandaşıda olursa şaşmayın....

_________________
SÜPÜRGELİ MELEK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ağus. 07, 2007 6:15 pm

*Cumhuriyet Gazetesi yazarı İlhan Selçuk'un yazısından derlenmiştir.

Tüyler Ürpertici Bir Belge...


"Dikkatle okuyun lütfen..."


21 Ağustos 2001 günü gazetelerin birinci sayfalarında

Başbakan Erdoğan 'ın bir konuşması yayımlandı...
Madde madde diyor ki...
''Tutturmuşlar laiklik elden gidiyor, diye!.. Yahu bu millet istedikten sonra laiklik tabii elden gidecek!.. Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına?.. Bu ne menem şey?.. Çıkıyor İçişleri Bakanı, 'Devlet dine karışır' diyor. Eeee.. gerisini niye söylemiyorsun?.. Din devlete karışır demiyorsun!..''


''Laiklik tabii elden gidecek..''

''Laik ve Müslüman olunmaz..''
"Ya Müslüman olacaksın ya laik..''


''Egemenlik Allah'ındır..''


''Ben Müslümanım, diyenin tekrar yanıma gelip

bir de aynı zamanda laikim, demesi mümkün değil.

Niye? Çünkü Müslümanın yaratıcısı Allah kesin
hâkimiyet sahibidir. 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir'

lafı koskoca bir yalan!.. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah'ındır.''



''AB'ye girmeyeceğiz..''


''Avrupa Birliği'ne girmek için koşturuyorlar.

Onlar da bizi almamayı düşünüyorlar. Eeee..
biz de girmemeyi düşünüyoruz. AB'nin asıl adı
Katolik Hıristiyan Devletler Birliği'dir.''



''Anayasayı sarhoşlar hazırladı..''


''Kaptıkaçtı maptıkaçtı, ( Prof. Orhan Aldıkaçtı ) anayasayı
hazırlıyorlar, adamlar ayık kafayla hazırlamıyorlar bunu;
sonra iki senede deliniyor.''



''Ümmetçilik tutar..''


''Yahu bu milletin bütünlüğü 'Ne mutlu Türküm diyene' ifadesiyle
sağlanır mı? Osmanlı 30'u aşkın etnik grubu ümmet düşüncesiyle
bir arada tuttu.



''Terör Meclis'te..''


''Terörü Cudi dağlarında arıyorlar; terör Meclis'in içinde!..
Orada halledilmeli!..''



''Doğumları kadın yaptıracak..''


''Doğumevlerinde yalnız kadın doktorlar çalışacak!..
Öğretmenlikte yetişmiş başörtülü kızlarımız var;

şimdi işe alınmayan bu başörtülü kızlarımız anaokullarında
yavrularımızı yetiştirecek...''


''Hazmettirerek geliyoruz..''
''Türkiye Cezayir olur mu, diye soruyorlar. Biz hazmettire hazmettire

geliyoruz. Allah'ın izniyle!.. Şimdi artık millet yalnız aktörleri değil,

senaryoyu da değiştirmeye talip!.. Bu çalışmalarımız senaryoyu
değiştirme çalışmalarıdır. Biz onun için geliyoruz. Bu düzenin
koruyucusu olamayız; bu mümkün değil. Bu hukuku hazırlayanlar,
bu düzenin kaldırılmasının maşası olacaklar.''






''Kıyam başlayacak..''


''Bir buçuk milyar nüfuslu İslam âlemi Müslüman-Türk milletinin

ayağa kalkmasını bekliyor...
Ayağa kalkacağız..
Işıkları göründü, Allah'ın izniyle kıyam başlayacak!..''




Peki, Erdoğan değişti mi?..

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Ananıda al git!   Salı Ağus. 07, 2007 6:18 pm


_________________


En son tarafından Ptsi Ağus. 20, 2007 1:04 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ağus. 07, 2007 6:29 pm

ATATÜRK DİYOR Kİ

"Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir." (1930)

"Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz." (1926)


ATATÜRK'ÜN DİN VE LAİKLİK HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ

Türkiye Cumhuriyetinde, her yetişkin dinini seçmekte hür olduğu gibi, belirli bir dinin merasimi de serbesttir. Yani, ibadet hürriyeti vardır. Tabiatiyle ibadetler, güvenlik ve genel adaba aykırı olamaz; siyasi gösteri şeklinde de yapılamaz. Geçmişte çok görülmüş olan bu gibi durumlara artık Türkiye Cumhuriyeti asla katlanamaz.Bir de, Türkiye Cumhuriyeti dahilinde, tüm tekkeler ve zaviyeler ve türbeler kanunla kapatılmıştır. Tarikatlar kaldırılmıştır. Şeyhlik, dervişlik, çelebilik, halifelik, falcılık, büyücülük, türbedarlık vesaire yasaktır. Çünkü bunlar gericiliğin kaynakları ve cehaletin damgalarıdır. Türk milleti, böyle müesseselere ve onların mensuplarına katlanamazdı ve katlanmadı. 1930
Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sade din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. Gericilere asla fırsat vermeyeceğiz.
Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürlüğü de demektir. 1930
Din ve mezhep herkesin vicdanına kalmış bir iştir. Hiç kimse hiçbir kimseyi, ne bir din, ne de bir mezhebi kabul etmeye zorlayabilir. Din ve mezhep hiçbir zaman politika aleti olarak kullanılamaz. 1930
Laiklik asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkanını temin etmiştir. Laikliği dinsizlikle karıştırmak isteyenler, İlerleme ve canlığın düşmanları ile gözlerinden perde kalkmamış doğu kavimlerinin fanatiklerinden başka kimse olamaz.
Softa sınıfının din simsarlığına izin verilmemelidir. Dinden maddi menfaat temin edenler. İğrenç kimselerdir. İşte bu duruma karsıyız ve buna müsaade etmiyoruz. 1930
Bunun gibi bağlı bulunmakla inanmış ve mutlu olduğumuz İslam dinini, yüzyıllardan beri alışılmış olduğu üzere, bir politika aracı durumundan kurtarmak ve yükseltmek gerektiği gerçeğini görüyoruz. Kutsal ve tanrısal olan inanç ve vicdanlarımızı karışık ve türlü renkte bulunan ve her türlü çıkarlar ve tutkuların alanı olan siyasetten ve siyasetin bütün öğelerinden bir an önce kesinlikle kurtarmak, milletin dünya ve ahiret mutluluğunun emrettiği bir zorunluluktur. Ancak böylece İslam dininin yüceliği gerçekleşir. 1924
Vatandaşları içinde çeşitli dinlere mensup unsurlar bulunan ve her din mensubu hakkında adil ve tarafsız tutum ve davranışta bulunmaya ve mahkemelerinde vatandaşları ve yabancılar hakkında eşit adalet uygulamakla vazifeli olan bir hükümet, fikir ve vicdan hürriyetlerine uymaya mecburdur. 1927
Artık Türkiye, din ve şeriat oyunlarına sahne olmaktan çok yüksektir. Bu gibi oyuncular varsa, kendilerine başka taraflarda sahne arasınlar. 1924

Kaynak:MEB İnceleme-araştırma dizisi ATATÜRKÇÜLÜK 1

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ağus. 07, 2007 6:42 pm

ah bir anlayabilseler, teşekkürler vasko güzel paylaşım, ama o fış fış lar bunları okumak için bir girse limanımıza.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Egemenlik Kayıtsız Şartsız Allahındır   Paz Ağus. 19, 2007 12:49 pm

Atatürk'ün Laiklik hakkında görüşlerini okuduktan sonra birde bu videoyu seyredin.


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: ONLAR BİZİM ÖRNEK KARDEŞİMİZDİR   Ptsi Ağus. 20, 2007 1:08 pm


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
creatıve
gri
gri


Mesaj Sayısı : 19
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 19/08/07

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Ptsi Ağus. 20, 2007 4:19 pm

İşte Türkiye'nin başbakanı kimler önünde diz çöküyor.Alın size RTE gerçeği. http://www.youtube.com/watch?v=KQIZ7aLqzGc&mode=related&search=
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Çarş. Ağus. 22, 2007 7:01 pm

O benim 'cumhurbaşkanım' olmayacak...

GÖRDÜĞÜNÜZ gibi AKP merkeze oturmuş falan değil.

AKP; laik cumhuriyetle ve Atatürk devrimleriyle hesaplaşması olan, din merkezli bir partidir.

O "AKP merkez sağ parti oldu" iddiası ise, sadece bir kandırmacanın ve körlüğün gizlenmesiydi.

İşte en yakın kanıt:

Türban için Türkiye Cumhuriyeti'ni Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne veren Abdullah Gül cumhurbaşkanıdır.

Daha kanıt ne istersiniz?..

*

Artık türban devletin başındadır...

Devletin temsil edildiği birinci sıradaki kamusal alana tesettürün adım atmasıyla; AİHM'nin, bizim Anayasa Mahkemesi'nin, Yargıtay'ın, Danıştay'ın ve evrensel hukukun tüm "Laik yönetimlerde dini simge olmaz" kararları çöpe atılmaktadır.

Bizim 235 türbanlı eşe sahip TBMM tarafından...

Bundan böyle tesettürü tapu dairelerinde, nüfusta, bankalarda, karakollarda, belediyelerde, okullarda, üniversitelerde nasıl yasaklarsınız?

*

Ve artık kimse "laik devlet"ten söz edemez.

Dincilerin, bu ülkeye el koyma ve karşı devrimi gerçekleştirme planları aksamadan tıkır tıkır yürüyor.

"Siyasi İslam" bir adım daha attı.

Devleti tesettür temsil edecek.

Bir anda Türkiye'nin fotoğrafı size "Atatürk Türkiyesi"ni değil, "Ilımlı İslam Türkiyesi"ni anlatacak.

Ve ordularımızın "başkumandanı" Abdullah Gül'dür.

Bundan böyle bir gecede çıkartılacak ve Çankaya'da yirmi dakikada imzalanacak yasalarla, neler olacak göreceksiniz.

*

Doğrusunu isterseniz "Göbeğini kaşıyan adam"ın zaferidir bu.

Taa genel seçimlerde kararı o verdi.

Çocukları için aydınlık Türkiye isteyenler meydanlara dökülürken, o uzakta bıyık altından güldü, göbeğini kaşıdı ve dinci devletin yolunu açtı...

Abdullah Gül tam ona göredir.

Zaten onun cumhurbaşkanı olacaktır.

Benim değil...

__Bekir Coşkun__

_________________________________
Haberlerde izlemişsinizdir: Bekir Coşkun'un bu yazısına cevaben Tayyip bey resmen sevmiyosan s.trgit dedi. Ya sev ya terket...şu terbiyesizliğe, diktatörlüğe bakın!!! Ozaman biz %52 olarak toptan vatandaşlıktan çıkalım..
'ananı alda git'ten sonra yeni trend Bavulunu alda git' oldu.
Ne demişler öfke maskeyi düşürür Wink


Buda Bekir'in cevbı:
________________________________

Gidecek yerim yok...

SABAH sabah bizim Uğur Ergan aradı, Birleşmiş Milletler Mülteci Yüksek Komiserliği ile konuşmuş.

Uğur "Abi Başbakan’ın ’çek git’ ikazı üzerine BM Mülteci Yüksek Komiserliği ile görüştüm. Türkiye’den kovulma haberini gösterirsen seni mülteci kabul edecekler. Ama bir de işkence-mişkence gibi, darp izi var mı diye soruyorlar..." dedi.

Uğur’a "var" dedim.

*

Aslında gidecek yerim yok.

Ben başka hiçbir ülkeyi sevmedim.

Bu yurdun taşını, toprağını, sulaklarını, denizlerini, ırmaklarını, yaylalarını, kedilerini, kirpilerini sevdim, tanıksınız.

Bir dal kesildiğinde yanarım..

Ama orman alanını kaçak ev yapan, bana "Bu ülkeden çek git" diyor.

Bir yeşil alan yok edildiğinde çığlık attım, canım yandı, ormandaki bir vaşak öldürüldüğünde oturup ağladım.

Ama ormanları "2-B arazisi" diye satmak isteyen Başbakan bana ve benim gibi düşünenlere "Çekin gidin" diyebiliyor.

*

Ben bu ülkeyi severim.

Amerika’da okuyan kızlarım yok.

Oğluma Washington’da iş vermediler.

Kimse benim için yabancılara gidip "Delikten aşağı süpüreceğinize kullanın" da demedi, dedirtmedim.

*

Ben bu ülkeyi severim.

Devrek 125’inci alayda askerliğimi yaptım.

Nöbet tuttum.

Mataramı parlattım, potinlerimi kaybettim.

Askerlikten kaytarmak için rapor-mapor almadım.

*

Ama Başbakan "Çek git" diyor.

Gidemem.

Doğrusunu isterseniz bu toplumun göz göre göre dinimizi siyasete alet edenlerin peşine takılması, boşa giden yazılarım, o yalnız kalma duygusu... Bunların tümü canımı yaktı ve sevgili Uğur’a "Darp izi yok da, yürek yarası olur mu?" diye sordum.

Olsa da, olmasa da...

Benim gidecek başka bir yerim yok...


_________________


En son tarafından Çarş. Ağus. 29, 2007 8:49 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Perş. Ağus. 23, 2007 6:32 am


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Ne Mutlu Türk’üm Diyene!   Çarş. Ağus. 29, 2007 8:49 am

“Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

Mustafa Kemal Atatürk’ün bu sözü, Genel Kurmay’ın son bildirisiyle yine gündemde. Bildiride şöyle bir cümle var: “Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün ‘Ne mutlu Türk’üm diyene!’ anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.”
Başbakan Tayip Erdoğan’ın “Sen, ne mutlu Türk’üm diyene dersen, o da sana ne mutlu Kürt’üm diyene der.” sözü belleklerimizden henüz silinmedi. Bu konuda Başbakan’ın yanlış düşündüğünü, önceki yazılarımdan birinde yazmış ve “Başbakan ulus (millet) kavramını bilmiyor.” demiştim. Genel Kurmay’ın yukarıdaki sözü çok etkileyici, çok ağır. Bu konuya bilimsel (duygusal değil) açıklama getirecek olursak, durum netleşecektir.
Her ulusun bir adı vardır; Alman ulusu, Rus ulusu, Amerikan ulusu, Türk ulusu vb. Bir de o ulusun içinde etnik kökenler, yani ırklar vardır; Türk ırkı, Gürcü ırkı, Kürt ırkı vb.
Mustafa Kemal Atatürk, ne mutlu Türk ırkından olana, dememiştir. Atatürk “Türk’üm diyene” sözcüklerini kullanmıştır; yani ulusumuzun adını vererek, ne mutlu Türk ulusundan olduğunu söyleyene, demiştir. Burada ırkçılık yok ki birisi bana, ne mutlu Kürt’üm diyene, desin. Başbakan haksızdır. Ben Kürt arkadaşıma, ne mutlu Türk ırkından olana, dersem; arkadaşım o zaman bana, ne mutlu Kürt ırkından olana, diye yanıt verebilir. Atatürk’ün sözünü saptırmayalım, işimize geldiği gibi kullanmayalım. Bu topraklarda Türk ulusu yaşamaktadır, etnik kökenimiz ne olursa olsun, bizler Türk ulusunun bireyleriyiz. Bu gerçeği görmeyen bir yaklaşım, ırkçı ya da ümmetçi yaklaşımdır ve bölücülüğe götürü ülkeyi. Bütün etnik kökenler gerçeğini göz ardı etmeden, Türk ulusu nitelemesi kimseyi rahatsız etmemelidir. Biz Türkiyeli değil Türk’üz, yani ulusumuzun adı Türk ulusudur. Türk ulusundan olana da Türk (ırk anlamında değil) derler. Bu açıklamalara “ırkçılık” diye suçlama getirecek olanların kendileri ırkçıdır. Ulusçu hiçbir zaman ırkçı olamaz… Bizim ulusumuz da, dünyada olduğu gibi, birçok etnik kökenden, yani ırktan oluşmuştur. Konu, görüldüğü gibi, çok açık.
Daha önce de belirtmiştim, Şarkıcı Fedon “Ben Rum kökenli Türk’üm.” dedi de acaba nesi eksildi? Hem etnik kökeninin hem de ulusunun adını söyledi, yani doğrusunu söyledi. Bu ülkenin vatandaşı olanın başka ulusu yok ki. Bazıları Fedon kadar olamıyorlar. Fedon’u doğru tavrından dolayı yürekten kutlamak gerekir. Bu topraklarda Türk ulusu dışında bir başka ulusun varlığından söz etmek, sınırlarımız içinde bir başka devletin varlığını kabul etmek demektir. Bunu ancak Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanları kabul edebilir…

İhsan TOPÇU

_________________


En son tarafından Çarş. Ağus. 29, 2007 8:51 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL YAŞAR BÜYÜKANIT   Çarş. Ağus. 29, 2007 8:50 am



GENELKURMAY BAŞKANI ORGENERAL YAŞAR BÜYÜKANIT'IN
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI MESAJI

( 27 Ağustos 2007 )

Değerli Silah Arkadaşlarım,

Tarih sahnesinde görüldüğü andan itibaren bağımsızlığı ile tüm dünyaya örnek olmuş yüce Türk ulusunun, vatanının işgal edildiği bir dönemde bu güçlere karşı verdiği onurlu mücadeleyi zaferle taçlandırışının bugün 85'inci yıl dönümünü kutlamanın coşkusunu yaşıyoruz.

Türk ulusunun bağımsızlık düşüncesinin ölümsüz bir anıtı olan bu zafer, Türk ordusunun yüksek kudret ve kahramanlığının bir göstergesi olmakla kalmamış ulusal birlik ve beraberliğin ne kadar büyük ve zinde bir güç olduğunu da ortaya koymuştur. Türk ulusunun zayıf zannedildiği dönemde kazanılan bu zafer, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel dayanaklarının ne derece sağlam ve sarsılmaz olduğunun en açık ifadesidir.

Yokluğun ve teknik imkânsızlıkların kol gezdiği bir dönemde, düşman karşısında dimdik ayakta durma cesaret ve kararlılığı gösteren kahraman Türk ordusunun dokusuyla, bugün Bilgi Çağının gerekleri ile donanarak harp yeteneklerini üst düzeye ulaştırmış Türk Silahlı Kuvvetlerinin dokusu arasında en ufak bir fark yoktur. Bu doku, Türk ulusunun "doğuştan taşıdığı kabiliyet ve kudret" ile şekillenen ve Ulu Önder Atatürk'ün İlke ve Devrimleriyle kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ni sonsuza kadar yaşatacak dinamik gücün temeli olmaya devam edecektir.

Unutulmamalıdır ki, Atatürk Devrimi, demokratik bir niteliğe sahiptir. Padişahlığı ve halifeliği yıkarak yerine ulus egemenliğine dayanan Cumhuriyeti getirmiştir. Atatürk Devrimi, özünü Ulusal Kurtuluş Savaşı'ndan almıştır. Türk Milletinin bu büyük savaşı, hem Anadolu'yu ele geçirmek isteyen dış düşmanlara, hem de bu düşmanlarla iş birliği yapan Padişahlık ve Halifelik düzenine karşı verilmiştir. Bu mücadele dışarıya karşı bağımsızlığı, içeride de ulusal egemenliği amaçlamıştır.

Bilime ve akla dayanan Atatürkçü Düşünce Sisteminin esaslarını kavrayamamış birtakım kötü niyetliler tarafından; Türk ulusunun birlik ve beraberliğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ve demokratik yapısını bozmak ve çağdaş kazanımlarını ortadan kaldırmak amacıyla yürütülen sinsi planlar ne yazık ki her geçen gün farklı şekillerde ortaya çıkmaktadır. Üzülerek ifade ediyorum ki, yaşadığımız günlerde hem ülke içinden hem de ülke dışından Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yapılan saldırılar artmış bulunmaktadır. Bu saldırıların amacı, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları tarafından çok iyi bilinmektedir. Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını içine sindiremeyen bölücüler ile laik yapısını sistematik bir yaklaşımla aşındırmaya çalışan şer odaklarının yaklaşımlarını, tüm ulusumuz çok açık olarak izlemektedir.

Bu tehditler karşısında, hiçbir etnik temele dayanmayan ve Anayasamızda açıkça belirtilen, soydaşlık değil yurttaşlık esasına dayanan ve Ulu Önderimiz Atatürk'ün: "Türkiye Cumhuriyeti'ni kuran Türk halkına Türk ulusu denir." veciz ifadesinde yerini bulan Atatürk milliyetçiliği ve laiklik, bilim ve aklın parlak ışığı ile bütün bu karanlık güçleri boğarak bizi aydınlık bir geleceğe ulaştıracaktır.

Bir hususu, Kurtuluş Savaşı'nın esas kahramanları olan yüce Türk ulusunun bilmesi gerekmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerini, tüm dünyaya örnek olan çelik gibi disiplinini, birlik ve beraberliği ve Atatürk'ün ideolojiden uzak, bilim ve akla dayanan dinamik ve çağdaş Düşünce Sisteminin takipçisi olan personelini, bu tür saldırılar ve ihanetler yıldıramayacaktır. Bu direnç, Türk Silahlı Kuvvetlerinin genlerinde mevcuttur.

Türk Silahlı Kuvvetleri bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni koruyup kollama görevini Atatürkçü Düşünce Sisteminin rehberliğinde gerçekleştirirken kararlı duruşundan asla taviz vermeyecektir.

Bu bilinçle hareket eden kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarına ülkemizi bölmeye çalışan terör örgütü ile vermiş olduğu mücadelede başarılar diliyor, tüm kahraman evlatlarımızı ve onların komutanlarını sevgiyle kucaklıyorum. Unutmayın, Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün: "Cumhuriyeti kuranlar, onu korumaya da muktedir olmalıdırlar." özdeyişi daima rehberimiz olacak ve bize güç verecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle; başta Ulu Önder Atatürk olmak üzere yurdu ve ulusu uğruna seve seve canlarını feda eden aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimizin her kademesinde görev yapan, general/amiral, subay, astsubay, uzman erbaş, erbaş ve erlerimiz ile sivil memur ve işçilerimizin Zafer Bayramı'nı ve TSK Günü'nü kutlar; aileleriyle birlikte sağlık, mutluluk ve esenlikler dilerim.

Büyük Zafer'in 85'inci yılı kutlu olsun.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
taziko
göşkuşağı (onursal üye)
göşkuşağı (onursal üye)


Mesaj Sayısı : 455
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Ptsi Eyl. 03, 2007 10:04 pm

bugün iktidarda olanları ben neye benzetiyorum biliyormusunuz. isim vermeyeceğim ama hertürlü boku yiyipte medya sayesinde ünlenip sonra hanfendi-beyfendi kesilen sistem devşirmeleri ünlüler var yaaaa hepsi işte bu. aynı familyadan kişilik bozukluğu had safada ne desek az insanlara. bir kendi olabilseler. Dünyadan ne süper güçlerin ne imparatorlukların silinip gittiğini anlayacaklar.

Not. : zoruma giden bişey daha, Başbakanın torununun Amerikada doğması ve bu adamın hala ben halkım demesi yahuuu. Ah sevgili halkımız ahhhhhh. GSMH dan sana düşene bir bak. Hakkını alıp gidenler nerelerde doğuruyor. sen halla tarlalarda doğum yapan ana sana bunu nasıl anlatsam ki.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Ptsi Eyl. 17, 2007 8:45 am



Ben yaptım, dava yemem demi What a Face

_________________


En son tarafından Salı Eyl. 18, 2007 8:39 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
creatıve
gri
gri


Mesaj Sayısı : 19
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 19/08/07

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Ptsi Eyl. 17, 2007 3:01 pm

Süper bir paylaşım Vasko;ama malesef bu halk bunu iltifat sanıyor......Sad Sad Sad Sad Sad Sad ama limancılar yenemez bunları........
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
fnd06
Moderator
Moderator


Mesaj Sayısı : 387
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 24/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Çarş. Eyl. 26, 2007 1:23 pm

arkadaşlar önümüzde bir seçim daha var sivil anayasaya dair lütfen iyi düşünerek kullanın oyunuz ama mutlaka kullanın...

_________________
SÜPÜRGELİ MELEK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Tanrı'nın Adaleti   Perş. Ekim 25, 2007 1:56 pm

Tanrı'nın Adaleti


Tanrı dünyayı yarattığı zaman gelecekteki ulusların temsilcilerini yanına çağırmış her birine ikişer erdem vermiş...
İsviçrelilere; Düzenlilik ve Yasalara saygı ...
İngilizlere; Soğukkanlılık ve asalet ...
Japonlara; Çalışkanlık ve Sabır...
İtalyanlara; Neşe ve Romantizm ....
Fransızlara; Şarap ve güzel yemekler....
Türklere; Zeka ve Dürüstlük ve Tayyip sevgisi.
.... Meleklerden biri bu dağıtımdan sonra Tanrı'ya sormuş ?'Bütün uluslara ikişer erdem verdiniz ama Türklere üç tane'.
'Evet ama' demiş Tanrı 'sadece ikisini kullanabilecekler'

- Böylece;
Bir Türk zeki ve Tayyip ci olduğu zaman dürüst olmayacaktır...
Bir Türk dürüst ve Tayyip ci olduğu zaman zeki olmayacaktır...
Bir Türk hem zeki hem de dürüst olduğu zaman Tayyip'ci olmayacaktır...

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
yeşil
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 64
Yaş : 28
Kayıt tarihi : 04/04/07

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Cuma Ekim 26, 2007 3:54 pm

ben referanduma gitmedim,tam bir saçmalıktı,şu yüzden saçmalıktı; size beş tane soru soruyolar,ama diyorlarki, ya 5ine birden evet diceksin, yada 5ine birden hayır,insanlara seçme hakkı vermiyorlar,yani kısacası,evete de hayır da da kendilerine bir şekilde iyi bir pay çıkarmaya çalıştılar,bu yüzden bence en iyisi gitmemekti,ben katılımın daha az olmasını isterdim..

_________________
Tiyatro hayatın aynası değildir.Hayat olsa olsa tiyatronun kötü bir taklidi olabilir..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
taziko
göşkuşağı (onursal üye)
göşkuşağı (onursal üye)


Mesaj Sayısı : 455
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   C.tesi Ekim 27, 2007 5:19 am

mine kırkkanat' tan tespitler.....








Biri bunlara söylemeli... kesinlikle....


Bugün yapıcı bir yazı yazacağım ve velinimetlerini gücendirirler korkusuyla
"acı" konuşamayan dostlarına inat, sultan müsveddelerine dosdoğruyu hasım
olarak ben söyleyeceğim: Çok rüküşler!

Artık görmezden gelinemeyecek, çünkü tahammül edilemeyecek kadar kaba,
zevksiz ve gülünçler.

Öylesine rüküşler ki, paçoz görüntüleri gözlerimizi bulandırıyor,
rahatsızlık veriyor ve hatta Türkiye'yi resmen rencide ediyor, çünkü dünya
önünde utandırıyorlar.

Öylesine zevksizler ki, ne giyseler, ne taksalar, kime diktirip hangi
markadan alırlarla alsınlar sonuç değişmiyor, ucubeyle gudubet arasında
kalıyorlar.

İster güzel olsunlar ister çirkin, ister şişman olsunlar ister zayıf, ister
kadın olsunlar ister erkek, şık değiller, olamıyorlar ve olacağa da hiç
benzemiyorlar. Niye?

Çünkü sadece şık değil, "klas" olmak istiyorlar, oysa zarif bile değiller!

Klas şıklığın olmazsa olmazı, zarafettir.

Bunların her şeyleri var. Paraları var, merakları var, iktidardalar, moda
magazin bilgileri benimkine beş basar, dünyaca ünlü modacıların butiklerini
aşındırıyor, hatta bazen yağmalıyorlar... Ama zarafet sahibi değiller, zevk
sahibi de olamıyorlar!

Zevk ve zarafet her zaman birlikte yürümez.

Zarafet, bir görgü birikimidir ve bunlar açısından maalesef, Türkiye
açısından ne yazık ki, dünden bugüne servet sahibi olmak gibi zerafet sahibi

olunamaz.

***

Zarafet, sonradan görülemeyen, sonradan olunamayan, kalıtsal bir özelliktir.

Soyluluk gibidir: Zarif olunmaz, zarif doğulur. Parayla, pulla, yoksulluk ve
yoksunlukla ilgisi yoktur. Zarafet, bir vücut dilidir, duruştur, taşıyıştır.

Zarif insana çuval giydirin, şık olmasa bile yine "klas" tır.

Daha anlaşılır olmak gerekirse, zarafetin estetik ölçüleri vardır, her insan
zarif olamaz. Soyaçekime bağlıdır, herkes zarif doğamaz. Dolayısıyla kimse,
zarif değil diye ayıplanamaz.

Bunların da ataları belli, ana babaları, oturup kalkmaları, sofra sofa
adabı, sanattan ne anladıkları, bırakın estetik felsefe tarihi, düpedüz
estetikten ne belledikleri belli, ayıplayacak da değiliz, suçlayacak da.

Ayakkabılarını çıkarıp kurduğu bağdaştan koltuğa tırmanan adam, elbette
koltukta da hiç olmazsa bir ayakkabısını fora edip tek ayağını altına
kıvırır!

Yüzyıllardır üç karış yüksekliğindeki hamur tezgâhında, elinde oklava hamur
açan kadınların kız torunları, elbette, ne yaparsa yapsın kalçalarının
genişliğinden yakınacak, bazılarının da bacakları tıpkı futbolcular gibi
çarpık olacaktır. "Evrim" dediğimiz zaten böyle bir şey, kimse
değiştiremeyeceği genişlikler, kalınlıklar ve basıklıklardan sorumlu
tutulamaz.

Yani kadın erkek, hiç birinden doğal zarafet beklemiyoruz zaten.

Ama bu kadar mı kaba, rüküş olmak zorundalar?

14 kişinin sıralandığı sahne fotoğrafına bakıyorum, kadınların her biri
birer pakete benziyor, ortadakinin tepesine fazladan birkaç fiyonk atmışlar.
Erkeklerin her biri, kiminin üstüne uzun, kiminin üstüne kısa gelen ceketler
ve pantolonlar içinde, kimi tarla korkuluğunu andırıyor, kimi mumya
müzesindeki mostralığını.

Hiçbirinin fiziği değil, giysilerin kalitesi, markası da değil rüküşlük
kaynağı. Altı üste, üstü başa, başı da yaşa yakıştırmak notasında zırt
ediyor zurna. Yani zevk sahibi olmak noktasında.

Oysa zevk, zarafet gibi değildir, bakarak öğrenemeyenler, sorarak
öğrenebilir.

Biri bunlara söylemeli artık: Türkiye'de yılbaşı hediyeleri bile onlardan
daha şık paketleniyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Cuma Kas. 23, 2007 7:43 pm

TÜRKİYE CUMHURİYETİ
1. CUMHURBAŞKANI


11. CUMHURBAŞKANI

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Cuma Kas. 23, 2007 7:50 pm






_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gulosh
mavi
mavi


Mesaj Sayısı : 99
Yaş : 29
Kayıt tarihi : 10/12/07

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Paz Ara. 16, 2007 1:03 pm

memleket elden gidiyor... Ulu Önder'im Atatürk'üm nerdesin gel kurtar bizi !!!.....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
taziko
göşkuşağı (onursal üye)
göşkuşağı (onursal üye)


Mesaj Sayısı : 455
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ocak 08, 2008 1:05 pm

renkuçuran demiş ki:

Exclamation
desenler çok kötü ama Smile hemde çokkk kötü.. kafaları biraz çalışsa deselerki nu olduğu için değil kötü işler olduğu için kaldırdık. olay bitecek valla... duvardakiler tarzlarının en kötü örnekleri. ahh türkiye ahhhhhhhhh. Bazen de çıplak diye heykel kaldırırlar ya biri de çıkıp demez yahu bu figürler kötü,, adam sanat tarihini bilmeyince çıplaklığına takıyor aklı orada çalışıyor çünkü.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bingoarkeolog
gri
gri


Mesaj Sayısı : 12
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 11/06/07

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ocak 29, 2008 7:51 am

Sanatçı ihalesini belediye kazandı



İstanbul
Büyükşehir Belediyesi�nce Şehir Tiyatroları�nda görev yapacak 168
sanatçı ve teknik eleman için açılan ihaleyi Kültür A.Ş. kazandı.



29 Ocak 2008 Salı


İSTANBUL Milliyet

Sanatçıların tepkisine neden olan ihale dün Büyükşehir
Belediyesi�nin Merter�deki Ek Hizmet Binası İhale Salonu�nda
gerçekleştirildi. '2007-2008 Sezonu 168 Adet Sanatçı ve Teknik Eleman
Personel Hizmet Alımı İşi� başlıklı ihaleye, 'Kültür A.Ş� ile �Sors�
adlı iki şirket teklif verdi. İhaleyi, KDV hariç 3 milyon 478 bin 850
YTL�lik teklifiyle belediye iştiraklerinden olan Kültür A.Ş�nin
kazandığı açıklandı.
Milliyet�in gündeme getirdiği belediyenin
sanatçı almak için ihale yöntemine başvurması tartışma yaratmış,
tiyatrocular tepki göstermişti.


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
bingoarkeolog
gri
gri


Mesaj Sayısı : 12
Yaş : 30
Kayıt tarihi : 11/06/07

MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Salı Ocak 29, 2008 7:56 am





YAZIKLAR OLSUN BU İKTİDARA,LANET OLSUN
yapılacak en büyük kötülüğüde yaptılar bundan daha öte ne ola bilir ki.......
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..   Bugün 8:55 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 3 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3  Sonraki
 Similar topics
-
» ...OYUNUZU BOŞA HARCAMAYINN..

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Akademik Forumlar :: Siyaset-
Buraya geçin: