AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Harun Antakyalı ile ropörtaj

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Harun Antakyalı ile ropörtaj   Salı Ocak 11, 2011 12:18 pm

Harun Antakyalı ile ropörtaj

Yaşıyor, yapıyor, tüketiyor..

Bu güne kadar size çok sorulmuş soruları sormuyoruz
öğrenciliğinizden ve 90 lı yılların ilk yarısından başlayalım
o yıllarda sokaklarda yapılanlar, kamusal alanda sanat,
kısacası o yıllarda sokaklar nasıldı?


Sokaklar fark edene şimdiki gibi hareketliydi tabiki. Bizler de o sokağın çocuklarıydık. Elitize edilmiş sanatan uzak takılıyorduk (gülüyor)
şöyle anlatayım. sokaktan beslenen bu güne kadar sanat adına yapılmışların üzerine birşeyler eklemeye çalışan, parasızlıktan projelerini hayata geçiremeyen
yılmayan çocuklardık. şartlarımız şimdiki gençlerden çok daha zordu. şimdi o yaşlarda olmak varmış.. Artık Harun Abiyiz

Harun Abi olunca neler değişti?

Başkalarının sorumlulukları da yüklendi, Bu yaştan sonra sergi mekanlarında yere oturamıyoruz örneğin, oturursak yardımsız kalkamayız ki (gülüyor)
Harun Abi Harun Antakyalının da Harun Abisi aynen budur. Bazen kendine dönük öğütler verir Harun Antakyalı'ya

Açabilirmiyiz biraz?

Açalım....Ben yıllar öncesinde Atölyesinde dostlarını ağırlayan biri olarak düşününemezdim kendimi. Bak oluyormuş. Delikanlılık eylem dönemleridir.
söylemi bilgeler yaparlar. haa, demogoglar yapar birde ve ikisi arasında büyük bir fark var tabi ki, bilgeleri iyi dinleyeceksin çünkü
bilge insanlar çok konuşmazlar. Onlardan almayı bileceksin

Var mı sizin de bilgelik yönünüz?

Ne gezer, Ben Hala eylem adamıyım. Bilgelik bizi aşar.

Olur mu? Çok sağlam manifestolarınız var.

Dile getirdiklerim manifesto niteliği taşıyorsa bu karşıdakinin aldıkları ile ilgili sadece, söylediklerimin ve yaptıklarımın arkasındayım ve öyle de kalacağım.
90 lı yılların başında az bilgi ile elitize edilmiş bir sanat anlayışı vardı. Bizler bu anlayışları kırdık ve çoğaldık. Şimdi yapılanlar o sürecin çocukları, şapka çıkarıyorum,
bizden sonrakilere bir yol açabildiysek bundan büyük eylem olabilir mi?
Yaşam şeklim bu benim, Yaptıklarm ve söylediklerim de takdir görüyorsa bunu emeğimin karşılığı olarak algılarım.
ben hala aynen devam ediyorum fakat bedensel enerjim ayak uyduramıyor tempoma, demek ki yaşlanmak dedikleri buymuş.

Yapma be abi, daha gençsin sen, 45 yaş tripleri bunlar.

Öyle deme, önceleri uykuya direnirdi vücut, şimdi günde kaçkez uyuyorum (gülüyor) kaportamızın genç göründüğüne aldanmayın. Çok yorduk bedeni.

sosyal sorumluluk projelerini hayata geçiriyorsun, hem de kendi olanaklarınla, takdir ediliyorsun,
Zihinsel engelli çocuklar ile ciddi bir kamuoyu oluşturdunuz ve her fırsatta bu bir sanat projesi diyorsunuz, bu konuyu biraz açarmısınız?


2009 mart ayından bu yana başka bir dünyanın çocuklarıylayım ve çok keyifliyiz, Ben bu dostlarımı edinince Engelin, engelleyenin sistem olduğunu gördüm.
Herkes statik hesabı yapmak, istatistik bilmek, ticaret yamak v.s zorunda değil Bu çocuklar doğal yaşamın bir parçası ve onlara göre tasarlanmamış bir dünyanın içinde var olmuşlar,
Tüm öğretileri bir köşeye koyabilirseniz mükemmel insanlar onlar. Pazarlık bilmezler. arkandan dolap çevirmezler. dostturlar. tepkilerini direkt verirler. Anlaşılma gibi kaygıları yok.
onlar doğal süreç içinde çok güzel renkler bence. Prosedür gereği ellerinden tutmak değil prosedürleri bir kenara bıraktığımızda, onları da diğer insanlar gibi yapmaya çalışmadığımızda ve sadece
bizlere göre tasarlanmış yaşam alanlarını onları da düşünerek tasarlayıp onları da toplumsal yaşamın içine çektiğimizde onlardan öğreneceğimiz çok şey var.

Sanat bunu başarabilir mi?

Sanatın birşeyi başarma gibi hırsları yok bence. Sanat hepimizi denek olarak kullanan ve kendine hizmet ettiren bir olgu. sanat zorlamaz,
sen onu anlamaya zorlarsın kendini. Sanatın kapısı herkese açıktır. sanatın yoğurup ortaya attıkları toplumsal yaşamı oluşturuyor.
trendleri yaratanlar günü kurarmaya çalışanlardır. Bu çocuklar trend bilmezler, Ekonomi bilmezler. Onlar doğanın bize sunduğu tertemiz yüreklerdir ve bunları da sadece sanat anlar.

Benimle çalışan 4 genç (zihinsel engelli) bunu başardılar. sanat onlara nefes alma alanı açtı, Özgüvenlerini ortaya çıkardı. Bunu aileleri ve yakın çevreleri gördü.

Nereye kadar gider bu, sizce?

Biryere gitmesine gerek yok, gidilecek bir yer varsa o geliyor zaten.

Eski ropörtajlarınızdan birinde "Beni oluşturan keşişmelerim vardır" diyorsunuz? Bu kesişmelerin ne olduğunu nasıl fark ediyorsunuz?

Ben herzaman Yaşayan, yapan, tüketen biri oldum öylede devam ediyorum. Bu sözler sürece dayalı sözlerdir. Tüketimden kasıt bitirmek değildir.
Tüketmek elindekini başkalarına devretmektir. Sonra da o tüketip başkasına devreder. Bu süreci yaşatan kesinlikle hedefler değildir. Olman gerektiği yeri bilmek ile ilgilidir bu.
Yaşamsal ve düşünsel anlamda isim değiştirip duran her olgu insanın hayata bakış açısı ile ilgilidir. Biri sanatı sever diğeri sevmez.
Biri dostluktan yanadır, diğeri paradan, Biri yönetmek ister, diğeri yönetilmek, bu örnekler bildiğimiz tüm kavramlar çerçevesinde çoğaltılabilir.
Kısaca birinin gerçeği vardır ama senin de bir gerçeğin vardır, oysa tek bir Gerçek vardır. o da Gerçeğin kendisidir.
Empati kurabilen insanlar sevilen insanlardır ve bu insanların yaşamsal alanları devamlı genişler. Empati kurabilen insanlar kesişmeleri fark eden insanlardır.

Yapıtlarından konuşalım mı Harun Abi? Büyük yüzeylere çalışıyorsun, Hatırı sayılır takipçilerin ve kolleksiyonerlerin var. Ben güzelin peşinde değilim derken bu kadar insana nasıl ulaşabildin?

Kesişme,

Bu kadar uzun bir soruya bu kadar kısa bir yanıt.. pes valla tam da oturdu. Şöyle sorayım çalışmalarını yapma sürecinde Harun Antakyalı neler yaşar?

Harun Antakyalı bende baskı kuruyor. O atölyede ciddi bir sorumluluk, Harun Abi düz yaşamayı seviyor. iki insan yani (gülüyor)
Şöyle açalım. Harun Antakyalı ve Harun Abi, yani ikiside ayrı süreç Harun Antakyalı daha yalnızdır ama Harun herşeyi ile yaşama açıktır.
Antakyalı nın pek çok az sayıda dostu vardır çünkü çok az insana açar dünyasını. Harun daha farklıdır ikisini birbirine karıştıran da Harun dur zaten. Bu derin konuya nereden girdik yahu.
Harun Antakyalı çalışma sürecinde harun ile çekişir durur. Çelişir de. Egosu yüksektir. Arayışları çıkış noktası eylemleridir. güzelin peşinde değildir.
Kaygıları farklıdır. sadece kendine hesap verir ve yaptıklarının arakasında sağlam durur.
bunu çift kişilik olarak algılamasın hiç kimse, Harun Antakyalı sadece Sanat yapar.

Bir söylenti var, Harun Antakyalı birkaç yıldır sadece atölyesini balkonunda oturuyor diyorlar, ne dersiniz?


insanlar sergiler bekliyorlar, galerilerin konsinye odalarında işlerini görmek istiyorlar, gelen her sergi teklifini değerlendirseydim simdiye kadar kişisel sergi sayım 100 ü aşardı.
Bunları yapmayınca Antakyalı kabuğuna çekildi diyorlar şimdi ben o insanlara buradan seslenmek istiyorum. hiçbirşey yapmıyor dedikleri 5 yıllık dönemde 2005-2010 çok şey yaptım.
Ankaraya bir interaktif galeri kazandırmaya çalıştım (soprano) Galiba erken bir hareketti 3 ay içinde kapamak zorunda kaldık.
Sonrasında Semart kültür merkezi adı altında birçok sanat disiplinine ev sahipliği yapacak bir mekan hayata geçirdik, finansal kriz yollarımızı tıkadı (gülüyor) para benim işim değil ki.
dünyadaki yatırımcılar gibi bizim yatırımcılar da birbirine girdi. sıkı bir macreraydı. Semart macerasından geriye kalan merkezin dış duvarlarına yaptığım 690m2 resimdi. Bu türkiyede yapıldı.
düyada bir örneği yok. Bunları geride keşke bırakmamak için yaptım.

2010 yılına 2010 resim yaptınız

Evet 2010 yılına 2010 resim yaptım, bu bir proje 20x10cm 2010 adet. tek tek numaralandı. hepsi bitti. fiyatını da kendi belirledi 20x10 =200 isanlar 200 tl verip orijinal resim alıyorlar.
bu projenin hatırı sayılır bir kolleksiyoner sayısı var.
Bunlar Antakyalı birşey yapmıyor diyenlere aklımıza gelenler (gülüyor) Ama hak da veriyorum, yapmak istediklerimin yanında bunlar hiçbirşey daha.

Yapmak istediklerim dediniz, nedir bunlar?


Ay sonu hesabı yapmamak mesela (gülüyor) şimdi bakın dışarıdan görülen bir profil var, eminim ki bir çok genç tuzu kuru adamın konuşuyor diyecektir. Benim tuz ile buz ile işim olmaz.
Yapmak istediklerim bir çok insana ütopik gelebilir. benim öyküm gerçekten kalıbını zorlayan bir öykü. sen çık Hatay iskenderun'un esetepe mahallesinden. Tek başına bir eylemci katıl camiaya, işte zorluk burada.
kimsenin elini eteğini öpmeden inandıklarını yapanın ne olduğunu yaşam içinde pes etmeden yürüyüp gidenler bunu çok iyi anlarlar. Vizyonu geniş her insanın misyonları da olmalı. Benim misyonum benim gibi
tek tabanca birşeyler yapamaya çalışan gençler ile paylaşımlarımı çoğaltmak. biz ne laf ebeleri ve çıkarcılar gördük. Onlar kapımızdan sadece bir iki kez şans verildiği için girerler. Yaşam şeklim bu benim. yollarımız
kesişmiş güzel insanlarla sürer gider. pazarlama taktikleri ile oluşmuş arkadaşlıklar, alış-verişler bizi bozar,
bu güne kadar yapmak istediğim herşeyi gücümün yettiğince yaptım, bundan büyük lüks olabilirmi. Bazı insanlara öneriler götürdüm inanır göründüler yemedim. Yememde.
sanatçı modeli değişiyor, değiştiren de biziz. Acı çeken sanatçı olmamalı o model hala gününümüzde var. sanatı anlamaya çalışan yanlış çevrelerde gezenler acı çekmeli. bunlar şimdilik farkında değiller ama çok acı çekecekler.
kimsenin titrine aldanmasınlar. Gerçeği arayacak zekaya sahip değillerse ileride çok keşkelerle yaşayacaklar, Ben sevdiklerimi bu konularda uyarıyorum. Yapmak istediklerim içinde bunlar listebaşı. Türkiye ye sıkı eleştirmenler, sıkı sanat tarihçileri lazım
bunlar varlar ve biryerlerdeler biliyorum sadece ellerini taşın altına koyamıyorlar. biz sokaklarda gelip bu sözleri söyleyenleriz işte.

Kimsenin titrine aldanmasınlar sözü kafa kurcalayıcı bir söz, açarmısınız?


Bakın şimdi. her alanda olduğu gibi sivil toplum örgütleri var. Akademik eğitim veren kurum ve kuruluşlar var. Yeniliği kavrayamayan birçok insanın altında toplandığı çatılardır bunlar.
kendince birşeyler yapmak isteyen birileri sistemin gereği olarak buralara başvurur ve bu merciiler tarafından yönlendirilirler. işte bu yönlendirmelerin % 90 dan daha fazlası diyebilirim yanlış yönlendirmelerdir.
bunu Sanatın her alanında görüyoruz zaten. Özellikle göz önünde olduğu için mimaride. aynı şey resimde ve heykelde de var. Gerçek müzik ile trend müziği ayırt edemeyen bir toplum yaratıldı tüm dünyada, Yanlış malzemelerle garip garip binalar.
kendi sahnesine en iyi sahip çıkan tiyatrodur. Tiyatro sahnesi kendi gizemini hala korumakta. önüne gelen oyuncu, Ama tiyatro deyince duruyor. Bu önemli.
Sanatı komple ele aldığımızda bazı rantçılara çanak tutanlar, sanatı bildiğini sanan o kadar çok gereksiz adam varki (gülüyor) bunlar konunun otoritesi olmuşlar dandikten bir dernek kurmuşlar.
garibim sanat sevicileri hiçbirşeyin farkında olmadan olurmu yahu adam şu bu diyebiliyorlar. Yarın belirleyecek herşeyi, bunlar çok bıçak sırtı konular.


(c) LiMaN Sanat Paylaşım
[img][/img]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: Harun Antakyalı ile ropörtaj   Paz Tem. 10, 2011 1:02 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
 
Harun Antakyalı ile ropörtaj
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Melike Güner Haberleri

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sanat :: Ropörtaj-
Buraya geçin: