AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 O.n.e..A..d.a.y

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki
YazarMesaj
parantezicihayatlar
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 382
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 21/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Çarş. Ocak 17, 2007 8:32 pm

ve yine onları düşündü...Yetenekleri doğrultusunda sömürülmeye gayet müsait gençleri...Gençleri çok severdi o...Bildiklerini öğretmek bir görev, hayallerine ise destek olmak bir ömürdü onun için...Yaşamın anlamı ev kirasını düşünmekten öteydi...Hatta öyle ki sanatını yaşamına katık etmişti...Bu uğurda olduğu gibi kalmış, en ufak bir taviz vermemişti...Onlara ''can'' diye hitap ederken hayatının içinde olduklarını değil bizzat ''hayatı olduklarını haykırıyordu dünyaya''...İşte bu sebepten belki de 21. yüzyılda birçok şeyden nefret eden gençler bizzat onun ağzından şiirler yazıyordu...Çünkü bedenleri aynı Liman, canları aynı candı...O şiirlerden birisi geldi aklına yine...

''Liman kuşlarım...
Simit bekleyeceğine izleyenlere simit atan fedakar martılarım''

_________________
Biz tarihin orta çocuklarıyız.
Bir amacımız ya da yerimiz yok!

http://www.parantezicihayatlar.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.parantezicihayatlar.com
karantina_embriyo
gri
gri


Kadın
Mesaj Sayısı : 3
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 16/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Çarş. Ocak 17, 2007 9:06 pm

Sonra geçmişine döndü, inandıklarından taviz vermeden ,yalnız kalmayı göze alarak yürüdüğü yolu ve geçen yılları hatırladı. Yalnızlığı göze almıştı ama yalnız değildi işte, biryerlerde onu hatırlayanlar vardı. Bu gün onun doğum günüydü. Gözünden bir damla yaş akarken durup düşündü , geçen yıllar emeğini boşa çıkarmamıştı....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Perş. Ocak 18, 2007 4:32 am

...

''Liman kuşlarım...
Simit bekleyeceğine izleyenlere simit atan fedakar martılarım...

"Kendi yolculuğuna hoyratça çıkan canlarım.. Gitmeyin hayallerinizin peşinden artık.. Gelsin hayalleriniz peşinizden, Gelecektir. Peşinizden gelmeyen hayal artık sizin değildir. Korkmayın çıkmaya yolcululuğa, Yüksekten uçamasanız bile hedefinize ulaştıracaktır sizi kanatlarınız.Yüksek tepelerde sürüngenlerin de olduğunu unutmayın. Devamlı göğüs gerin kendiniz olmaya, Biyolojik olanın sınırlarıda yaşamaktansa düşünsel dünyanın ölümsüzlüğüne merhaba deyin. Yükünüz, verebileceğiniz sevginizden başka hiçbirşey olmasın anlayana, Sevginizi nefretiniz sanabilirler yılmayın. Gerçek aşkın karşınızdaki olmak olduğunu unutmayın.Sadece bir gün değil, Hergün yeniden doğun ve rahatsız edin sıradan yaşamları.Herşeyin satın alınamayacağını, paylaşmanın erdemini anlayamayacaklara sadece yaşatın. Yalnız kaldığınızda düşüncelerinizi düşüncelerine katacak ve size sadece sevgisini verebileceklerin bulunduğu bir limana, limanlara sığınıp boşaltın yükünüzü"

''Liman kuşlarım...
Simit bekleyeceğine izleyenlere simit atan fedakar martılarım...


....

Hiç de alışık değildi oysa çünkü kendi doğum gününü kırkiki yıllık hayatında belkide beş- on kez hatırlamıştı.
Gelen mesajlara ne yazacağını bilemiyordu... Derin bir iç çekip mırıldanarak haykırdı: "Asıl siz iyiki doğdunuz canlar"
Başparmağını yanağına dayayıp diğer parmaklarıyla akan gözyaşını siliyordu... İYİ Kİ DOĞDUNUZ ve Kesişti yollarımız.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
crybaby
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 91
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 04/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Perş. Ocak 18, 2007 6:29 pm

Gözyaşlarını silerken yirmi yıl öncesi geldi aklına.Cansu ile beraber kutladıkları ilk ve son doğum günü...O günden sonra belki de ilk defa bu kadar özel olduğunu hissetmişti...

Yine de dolmuyordu onun yeri... Off bu boşluk neler yaptırıyor adama diye geçirdi içinden. Aldığım alkolün haddi hesabı yok dün ne olduğunu hatırlamakta bile zorlanıyorum bu içki yüzünden.Bugün doğum günümmüş neye yarar Yarın hatırlamadıktan sonra...O kadar dalmışı ki Kapının çalmasıyla irkildi...


Kapıyı açtı,yağmurdan sırılsıklam olmuş bir kız çocuğu yere yığılmış halde duruyordu kapıda...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.blogcu.com/crybaby
astralcat
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 20/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Perş. Ocak 18, 2007 8:13 pm

Kapıyı açtığında karşılaştığı manzaranın şokunu bile daha üzerinden atamamışken hafızasının ani canlanışı ile ikinci şokun kollarına bıraktı kendini. "BEN EVE NASIL GELDİM!!!" bu soru beyninde ünlem işaretine dönüştü bir anda... Az önce sokaktaydım, kediler bile benden kaçar olmuşken telefonuma gelen doğum günü kutlamalarıyla kalbim ışıklanmıştı... Beklenmedik kutlamalar, aniden kendimi evde buluşum ve bu küçük kız.... Yine neler oluyor bana.....

_________________
GÖZLÜYE GİZLİ YOK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://my.opera.com/astralcat/blog/
gölgeçiçeyii
gri
gri


Kadın
Mesaj Sayısı : 15
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 08/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Cuma Ocak 19, 2007 6:24 pm

... ıslaktı.... hem de çok... sırılsıklam bir küçük beden... küçük kızın hiçbir hücresi canlı değildi sanki.... bitmiş .. tükenmiş... görüntüsünün içinde tek bir şey vardı .. hala yaşamakta olan ... hala savaşmakta olan bedeninin işaretçisi....
kocaman iri gözleri...
anlamaya çalışıyordu bu koca bakışlardaki anlamı..
hüzündü bu evet hüzün...
bir kocamaaaaaaaaan hüzün... ve bir minicik beden.

bir uyku kadar masum..

bir düş kadar sınırsız..

bir gülüş kadar içten..

bir dokunuş kadar yalın..

bir öpücük kadar sıcak..


ve ... bir BEN kadar yalnız.......................
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Paz Ocak 21, 2007 1:23 pm

.... nerede neler yaşanıyordu. Kimler neleri düşünüyor, neler planlıyordu. Düşünce suikastçileri pusuda her an gerçekleştirmeye planlı oldukları eylem zamanını beklemekteydi. Bir yerde belkide ilk defa annesinin elini tutuyordu yeni doğmuş bir bebek, bir ergen ilk dokunuşundaydı belkide karşı cinsine, Bir yaşlı beden tamamlamak üzereyken biyolojik yaşamını başındaydı tüm sevdikleri, Birileri yıkadıkları genç bir beyinin eline silah tutuşturuyordu. Vaatler veriliyordu kuytularda.....Herşey ama herşey küçücük bir kızın bakışlarındaki duyguda akıp geçiyordu.

Bir martının suya değerken kanatları dizeler yazdırırken şaire hayat başka türlü akıyor farkeden ediyordu. Hayat peki neden fark edene karşı bu kadar acmasızdı ?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
fnd06
Moderator
Moderator


Mesaj Sayısı : 387
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 24/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Paz Ocak 21, 2007 7:18 pm

....

Acımasızdı,öyle olmasa eğer çözemedi kendini insan öğrenemezdi. Nasıl duracaktı ayakta, direnmeliydi bu acımasızlığa ve göstermeliydi kendini.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
all modo
Moderator
Moderator


Mesaj Sayısı : 192
Yaş : 41
Kayıt tarihi : 25/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Paz Ocak 21, 2007 10:26 pm

Ellerini cebine soktuktan sonra derin bir nefes alarak gökyüzüne baktı. Kendindeydi. Gerçektende olmak istediği yerdeydi. yanlızdı...sözcükleri vardı. Emanet ettiği...
Derin bir nefes alarak gökyüzüne baktı. Şaşırmıştı. Onu şaşırtanın büyük, eşi benzeri olmayan bir olay olacağını düşünmesine rağmen böylesi küçük bir şeye şaşırmasına bile şaşırmıştı... Bir şeyin siyahın üzerinde parlaması için beyaz olması gerekti ve bu parlıyordu... gökyüzündeki siyah bulutlar nispet perlıyordu...
“Evet evet, paylaşmak” dedi sadece kendisinin duyacağı bir sesle. Paylaşmak...
Karakola gitmeye karar verdi. bilemiyordu ne yapması gerktiğini.
Karışıktı kafası...
Sahi niye gelmişti buraya? yüzüğünü hatırladı.
Boşver yüzüğü..

Çok plansız yaşamasına karşın hemen bir plan yaptı Faruk...
Bir an önce kendini sığınağına inişe geçmiş bu soluk benizli "yavru'yu" içeri aldı.

kendini aradığını sanıyordu. fakat vicdanı kimlik arayışını yenmişti. Daha ben, demeden çoktan o'nu kurulamış, kuru birşeyler geçirmişti bile üstüne...
ve bunları yaparken hiç duymamıştı o hep kendisi ile konuşup kararlarını veren kendini...

Isınmışlardı elektrik sobası ile. Faruk katalitik daha iyi ısıtır diye geçirdi içinden.. olsaydı keşke... 'peh'

Faruk babasını düşünüyordu, gazla çalışan bir ısıtıcı olmalıydı evde derken. sıcak bir çorba mı yapmalıydı, yoksa, ya da...
oturuyordu yatağın kenarında.
bilemiyordu şimdi ne yapsa...

bira açmak lazım bi tane dedi. yok.. kalkamadı yerinden. uzandığı paketten bi sigara aldı, elektrik sobasının ışığından ateş yapıp yaktı onu...

içmedi, içemedi... yavaşca doğruldu sanki bütün hayatın yükü kollarındaymış gibi. kibarca tüm o yükü yataga bıraktı...

Kolları hala o yükü taşıyor sanarken kendini, o kollarındaki uyuşukluğa aldırmadan üstünü örttü bütün ağırlığı ile az evvel uykuya yatırdığı hayatın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeçiçeyii
gri
gri


Kadın
Mesaj Sayısı : 15
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 08/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Ptsi Ocak 22, 2007 5:29 pm

peki ya kendi hayatı?? uykuya yatırılamıyan bir hayattı onunki.. hep uyanık kalmak zorundaydı.... en ufak bir dalışında hayatı karmakarışık oluveriyordu.... son günleri uykusuz... bitkin... ve düşünce leeer ile karmakarışık geçmekteydi... bu kadar çok düşünmek zorundamıydı sanki... her düşünce yeni bir düşüncenin peşinde iz sürüyor... her iz onu allak bullak ediyordu... bir kurtuluş... bir çıkar yol olmalıydı...
yavaşca doğruldu sanki değil artık emindi... bütün hayatın yükünün kollarında yerleşikleştiğinden.. uykuya yatırılabilir bir hayat istiyordu sadece... uyumak... ne güzel diye düşündü... bir çıkar yol... bir çıkar yol olmalı... bir çıkar yol ne olabilirdi ki? uyumadan uyumakmı... yoksa uyuyarak uyumakmı... yoksa uyuyup de uyuyup uyuduğuna doyamamak mı...neydi bu kadar uykuyla derdi... uykusuzluk başına mı vurmuştu... peki eğer bu değilse... başına vuran neydi... başından beri başındaki bu uğultular neydi.... birden irkildi...

o ses de neyin nesi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
TurquoiseWolf
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 34
Localisation : Ankara
Kayıt tarihi : 16/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Salı Ocak 23, 2007 12:17 pm

Ses kayboldu...Yağmurdan kaçmaya çalışan güvercin cama çarpmıştır...
....Zaman geçti,anlamadı uyumakta olan bedene imrenerek baktı tamamen simsiyahtı küçük beden...kararmakta olan havayı andırıyordu...bitmiş olan sigarası ellerini yakana ve onu bu dalgınlıktan uyandırana kadar seyretti...sigarayı küllüğe koydu,doğruldu ve banyoya gitti...kendine baktı uzun uzun...akan her gözyaşı sanki derin cizgiler oluşturmuştu yanaklarında...'' Yaşlandım,bir yıl daha''...mutfağa ilerledi ve buzdolabındaki biralardan bir tanesini açıp büyük bir yudum aldı...pencereyi açtı biraz ve gökyüzüne baktı...yağmur azalmıştı...yıldızlar olmasını isterdi...yıllardır bir tane bile görememişti kirli ve puslu havada,içeriye girdiğinde küçük kız uyanmış...sanki az önceki isteğini gerçek kılacak şekilde kapkaranlık odada iki tane yıldız gibi ona bakıyordu...ışığı hiç açmak istemedi...ezbere adımlarla birayı masaya koyarak el yordamıyla sigarasını bulup yaktı...


En son tarafından Çarş. Ocak 24, 2007 9:00 am tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
elif bengü
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 50
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Salı Ocak 23, 2007 2:05 pm

...
Hikmet Dede, Cansu'yu yarı baygın bir halde evde bırakıp Lal'i, tek dostunu aramaya çıkmıştı. Küçük kız hiç ses çıkarmamasına rağmen onunla konuşuyordu! Gözleri her anlamı teker teker seslendiriyordu sanki. Hikmet Dede, her sabah kapıyı, bir naylon torbanın içinde bırakılan ekmeğini almak için açtığında, küçük kızın kocaman gözleriyle karşılaşıyordu. Kocaman ve ışıl ışıl. Mutlaka bulmalıydı o gözleri! Yine salıncaklara mı gitmişti acaba? Belki de yine, bulduğu küçük bir kediye bir apartmanın bodrum katında sarılmış uyuyordu. Çocuklar yağmurda evlerine kaçıştığı için soracak kimse de yoktu dışarıda... Gökyüzüne baktı. Yılın en sert yağmuru yağıyordu. Damlalar yüzünü acıttı. Çabuk olmalıydı. Cansu'nun da acısı çok fazlaydı. "Onun için de bir şeyler yapmalı..." diye düşündü. "Ama önce gözlerimi bulmalıyım. Gözlerimi..."

...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Çarş. Ocak 24, 2007 7:41 am

Karanlıkta parlayan gözlere bakarak; Beyaz... beyaz .. beyaz diye düşündü.. Gözbebeklerin koyu yıldızlar gibi beyazın ortasında, Pencereye doğru ilerledi bakışlarını sokaktaki blokların arasından görebildiği gökyüzüne çevirdi. karanlıkta parlayan yıldızları görmesini engelliyordu şehrin ışıkları. Parmaklarını saçlarının arasına baldırdı ve ensesinin üzerinde kenetledi. Ben dedi: Bana bişeyler anlatmaya çalışıyorum galiba. Kısacık zamanda yaşadıklarım. Yüzüğüm, Osman, Cansu,...... Diğerleri ve şu karagözlü çocuk. Cemal ile kesişmem sadece sigarama ateş almak için değildi... ya da birkaç şişe bira içmek. Hem o bar, köşedeki şekerci.. Ceylin.. Bunların birbiri ile bağlantısı bende gizli yoksa neden uzatsın elini bana yaşlılığım ve aydınlatsın etrafı... Bu gün insanların içine karışmalıyım ben de onlar gibi yaşamaya çalışmalıyım. Bütün bu ipucları...Bana kesinlikle birşeyler anlatıyor... Kesinlikle silkelenmeliyim
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
TurquoiseWolf
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 34
Localisation : Ankara
Kayıt tarihi : 16/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Çarş. Ocak 24, 2007 12:45 pm

...Bir süre daha camın önünde kaldı,yağmur dinmişti.Gidip insanların arasında dolaşmak belki birkaç dostu ile karşılaşmak istedi ,birden sadece yürümek istedi, belki bu onu biraz toparlayabilirdi ama sonu yine bir barda olucaktı ve çok içecekti bunu istemiyordu bu gün,bu gün farklı olmalıydı...
Birden girivermişti hayatına, kapısında sırılsıklam buldu aldı içeri sorgusuz sualsiz kuruladı üstünü giydirdi ve biraz dinlenmesine izin verdi.Arkasını şimdi dönseydi,
...beni izliyor biliyorum,konuşmak istiyorum sormak istiyorum ama nasıl yapacağım hakkında en ufak bir fikrim yok...
Aç olmalıydı, evet tamam...hızla arkasını döndü kıza bakmadan odasına gidip ışığı açtı,dolaptan kendisine küçük gelen kalın kazaklarından birini aldı eline.
Işığı açtı usulca kızın yanına yaklaştı...''Ben acıktım,birşeyler yemeye gidelim mi?'' diyerek kıza kazağı uzattı,kız yavaşça yerinden doğruldu ve birşey demeden kazağı aldı.Kız kazağı giyerken elektrik sobasını kapattı ve vestiyere doğru yönelip ayakkabılarını giymeye başladı,küçük kız da ayakkabılarını giydi.Vestiyerde asılı olan hırkalardan birini alıp kapıyı açtı,kız dışarı çıktıktan sonra ışığı söndürüp kapıyı kapattı.Işığı açtıktan sonra merdivenlerden inmeye başladı,kendi kaba adımlarından hemen sonra küçük hafif adımlar geliyordu.
Apartman kapısını araladı dışarıdan hafif ılık,ıslak ve asvalt kokan hava doldu apartmanın içerisine...toprak kokmasını isterdi ama hiç değilse küçük kız üşümeyecekti.
...Çıkış merdivenlerinin başında duran kıza elini uzattı,kız durup bir süre baktıktan sonra elini tuttu,ne kadar ufak elleri ve ince parmakları ve diye düşündü,ona mervenleri indirtti ve aşağı doğru hafif eğimli sokaktan yürümeye başladılar...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Perş. Ocak 25, 2007 6:57 am

ceylinnn diye düşündü... ne demiştin bana barda.. "O küçük kız gelemez içeriye" içeridekiler düşlerin ve bilinç altın, dışarıdaki çocuk yaşamın.. Tutum işte yaşamın elinden. Bakalım beni nerelere götürecek.
Düşünceleri rahat bırakmamakta diretiyordu her defasında birbirine bağlamaya çalıştıkları ile dönemiyordu yaşama. Çocuk, elini bir tutuyor, bir bırakıyordu. Birlikte yürümeleri bile yeni bir başlangıçtı, imge neden çocuktu? Yaşam bana yükledikleri bilgilerlemi çocukça geliyor diye düşündü. Evet dedi içindeki çocuğu büyütmeden yaşamaktan söz ettim hep, içimdeki çocuk bu... Birden irkildi. Yaşlılığım ben senim demişti..... Çocuğa dönüp baktı..Ama bu kız....????????......

Daha hızlı düşünmeye başladı. Bir açıklaması olmalıydı ve bu açıklamanında sadece kendisinde olduğunu biliyordu. Herşey daha hızlı geçmeye başladı birbiri içinde açılarak düşüncelerinde. Tartışmaları,agresiflikleri,isyanları, yapmak istedikleri tabiiii yaaaaa ya geldiğinde yanıtı bulmuştu. Sen dememişmiydin Faruk, bir duvar dibinde adını dahi hatırlamadığın, evsiz bir sosyolog ile içerken "Düşüncede cinsiyet olmaz abi" Evet bu benim bu çocuk da benim, benim yaaa. O şekeri ben çocukluğuma veredim, şekeri isteyen ve şekeri uzattığım annesinin çekiştirdiği çocuk da bendim. Kimse bana pamuk şeker vermemişti ki. Ben şekeri bana veredim, kendimden şeker istedim. çözüyorum, çözüyorum galiba...Yazdıklarım, çizdiklerim, beni yazanlar, yaşamıma yön vermeye çalışanlar hepsi aynı kişi. Herkes arıyor.... Yoksa dedi, yoksa .... Ben de mi bir imgeyim?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
elif bengü
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 50
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Perş. Ocak 25, 2007 7:14 am

ARA HİKAYE

Çok eskiden, uzun yıllar önce Ciang Cuo diye bir adam yaşarmış. Bir gün bir ağacın altında uyuyakalmış ve rüyasında çok güzel bir kelebek olduğunu görmüş. Çiçekten çiçeğe konan, rengarenk kanatlarıyla hayatını neşe içinde geçiren bir kelebek! Sonra aniden uyanmış. Bakmış ki hala Ciang Cuo'ymuş. İşte zavallı adam o gün bu gün düşünekalmış: "Acaba Ciang Cuo mu rüyasında bir kelebek olduğunu görmüş? Yoksa bir kelebek hala rüyasında Ciang Cuo olduğunu mu görüyormuş?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
gölgeçiçeyii
gri
gri


Kadın
Mesaj Sayısı : 15
Yaş : 37
Kayıt tarihi : 08/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Cuma Ocak 26, 2007 3:34 pm

......Kimse bana pamuk şeker vermemişti ...Ben şekeri bana verdim, kendimden de şeker istedim... çözüm buysa... sorun ne o zaman ... aldım verdim ben seni yendim mi.. ben beni yendiysem... o zaman ben kendime mi yenildimm... peki ben kendime yenildiysem... ben beni niye yenmeye çalıştım... amacım neydi bunu yapmakta... herşeyi oluruna bıraksam olmazmıydı.... ben ben olmayıp pamuk şekeri olsaydım ne değişirdi hayatımda... ................ hiç.........
.......
..............hiç ... mi?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Cuma Ocak 26, 2007 4:31 pm

Aryışlarına yenildiğini hissediyordu....Yendiğini de. Peki ne olacaktı şimdi? Bir tarafta birilerine göre herşey, diğer tarafta kendine göre sadece bir hiç olmak vardı.
Aradamıydı?
Yaşamın içinde olduğunu sanarken olmadığını fark edecek kadar zeki olduğunu düşünürken Başarının tek kişilik olmadığını bile bile Düşüncelerindeki tek kişlik hayatına birileri girip çıkıyordu. Buna izin veren kim di?
Sıyrılmak istediği düşünceleriyle yürümeye devam etti... Bu gidişte belirli bir hedefi varmıydı? olması gerekiyormuydu?......

Kendini fark ettiğini sanmak mı yanıltıyordu Faruk'u? bütün bu git-gelleri yaşayanlar toplanmış yaşanılmadığına inandıkları kendi duyarlılıklarından artan ve kabüllenemedikleri hayatlarını mı sorguluyordu.Karşıdan gelen kim di o neresinde saklıyordu Faruk'u? Faruk nerede ikonlaşıyordu? Gökyüzü kime inat devamlı yağmurluydu?

İstemdışı bir banka oturdu ve öne doğru birleştirerek uzattı ayaklarını,Elleri ile öce yüzünü kaparıp sonra parmaklarını daldırdı saçlarının arasına, yaşamın yorgunluğu parmaklarına dolanıyordu. önündeki uçsuz bucaksız denize değil de önüne bakıyordu. Hareketsizce kendini yaşama döndürecek mucizeyi bekler gibiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
elif bengü
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 25
Yaş : 50
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Cuma Ocak 26, 2007 6:58 pm

...

Bir mucize olmalı ve Lal, aniden çıkıvermeliydi Hikmet Dede'nin karşısına... Tam iki saatir onu arıyordu yaşlı adam, inatla yağan yağmurun altında. Sırılsıklam olmuş, elinde Lal'i bulduğunda vermek için köşedeki bakkaldan aldığı şekerlemeler ve yüzünde artık bulamayacağını kabullenmenin sıkıntısıyla eve dönüyordu. Bu şehirde kaç kere yağmur altında dolaşmıştı böyle... Kaç kere sırılsıklam olmuştu? Durdu. "Hiç" dedi. "Ben hiç yağmurda dolaşmadım, hiç ıslanmadım. Hiç kimse yoktu ki uğrunda kendimi sokağa atacak!" Yüreği sızladı. Ve ilk defa olumsuz bir durumdan olumlu bir şey çıkarmayı başardı: "İyi ki kayboldun Lal. Bana yağmurda ıslanmayı öğrettin. Ölsem gam yemem gayrı!"

...

Yağmur, deli gibi, "hiç"liğin üzerine yağıyordu. O şehirde de ... Ve kim bilir başka kaç şehirde de...

...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sazan
gri
gri


Mesaj Sayısı : 16
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 26/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Ptsi Ocak 29, 2007 4:52 pm

....o küçük kız nerede? Faruk telaşla sağa sola bakındı. Sigara almak için bakkala girerken yanıbaşındaydı ama şimdi nereye kaybolmuştu? hızla sokağa attı kendini. Bakkal birden bağırdı ardından "hoop birader parayı vermeden nereye?" Sinirle içeri girdi ve sigara paketini bıraktı tezgahın üzerine. "vazgeçtim" dedi. "Şu boylarda bir küçük kız vardı yanımda gördün mü?" Bakkal öyle bir bakış baktı ki kendini yılların şizofreni hissetti. Yıllardır sanki küçük kız varsanısına sahipmiş gibi hissetti. Cevabı beklemeden fırladı tekrar sokağa, yağmura aldırmadan koşmaya başladı. Hayatına aniden doğum günü hediyesi olarak girmiş olan, ona tekrar yaşam kaynağı olan bu kız tıpkı gelişi gibi ansızın gitmişti. durmadan bir üst sokağa bir alt sokağa koşuyor, daha önce geçmiş oldukları tüm yollara bakınıyordu. Yağmur hızına yetişen adımlarıyla ve aklında küçük kızın anılarıyla..Nefes nefese kalmıştı. Artık yoktu küçük kız. Nereye baksa, nereye gitse çaresiz.Aklına karakol düştü. evet kayıp ilanı verecekti. Nasıl olduğunu anlamadan kendini karakolun önünde buldu, hani yüzüğünü kaybettikten sonra gittiği karakoldu bu. Bu sefer rica edebilirdi Osman'a. kendinde bu gücü buluyordu. Yine polis memeuru çıkmıştı karşısına. Adını, soyadını, ne istediğini ezberden sormuştu memur. "Kız kayboldu" dedi. "Neyiniz" diye sordu memur. Ne cevap verebilirdi ki, ne kızıydı ne de kardeşiydi. Nasıl açıklayabilirdi ki hiç tanımadığı ama bir o kadar da tanıdık olan küçük bir kız çocuğunu aradığını nasıl söyleyebilirdi ki..O an tüm gücü tükendi. Osman'ın yüzünü bile görmek istemedi. kaldı ki derdini nasıl anlatacaktı. "yine hayal alemlerindesin oğlum "diyecekti kuşkusuz. memura açıklama yapmak istemedi. "Bir şey yok ." "vazgeçtim."

Vazgeçti. Karakoldan dışarı çıktığında bu vazgeçişlerin ağrısı saplanmıştı başına. Hep bir engellenmenin sancısı bedeninde... Bir ölü gibi hissetti kendini. Doğum gununde bu küçük kızla tekrar doğmuş ve şimdi onun kaçışıyla ölmüştü. Karakolun merdivenlerinden inen bir cesetti artık. Yağmur çoktan dinmiş, hava kararmış, sokaklar boşalmıştı. Islak olmasına aldırmadan kaldırıma oturdu, hüngür hüngür ağlamaya başladı. yağmurdan görevi devralmışcasına...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
astralcat
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 312
Yaş : 32
Kayıt tarihi : 20/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   C.tesi Şub. 03, 2007 2:29 am

Yağmurdan sırılsıklam olan Hikmet dede ağır adımlarla eve doğru yürümeye başlamıştı. Adımlarını ağırlaştıran bunca yıl tek başına bir hiç olarak yaşamış olmasıyla yüzleşmesi miydi, Lal'i aramaktan yorgun düşen yaşlı bedeni miydi, içine çöken Lal'i bulamamanın sancısının kalbine yaptığı ağırlık mıydı yoksa Cansu'ya "bulamadım" demenin ağır gelmesi miydi, ayırt edemiyordu. Bütün duygu ve düşünceler birbirine karışmış durumdaydı zaten ve hepsinin toplamı da adımların daha ağırdı.

....

Apartmana varmasına az bir mesafe kalmıştı, sokağa girmişti bile. Lal'e şekerler, çikolatalar aldığı köşedeki bakkalı da ardında bırakınca abartman karşısına bir duvar gibi dikiliverecekti. Bakkalın karşısındaki kaldırımda ağır adımlarla yürümeye devam ediyordu. Bakkalın hizasına geldiğinde kalbi sızlayarak bakkala doğru kaçamak bir bakışla baktı, belki de bir daha buradan Lal'e hiç şeker alamayacaktı . Hiç!.. Ürkek, yarım, kaçamak bakışına takılan görüntü beyninde patlayan flaşla birden aydınlandı. Hızla başını çevirdi bakkala doğru. Islak kaldırımda bakkal kapının önünde oturan küçük bir kız. Bütün umutlarını yitirdiği bir anda umulmadık birşekilde Lal karşısındaydı. Mucize dedikleri şey bu olmalıydı.

Hızlı adımlarla karşı caddeye geçti, gözünü Lal'in üzerinden hiç ayırmıyordu. Sanki gözünü açıp kapasa serap gibi Lal buharlaşıp kaybolacak diye korkuyordu ve gözünü kırpamıyordu. Bakkala ulaştığına , üzerinde kendinden en az 3 beden büyük bir kazakla ıslak kaldırımda oturan Lal'in karşısında diz çöktü, kazağın koları içinde kaybolan üşümüş minik elleri bulup avuçlarının içine aldı. Hiç durmadan yağan yağmurun ıslaklığı ardına sığınarak göz yaşlarını saklamayı başardı...

....

_________________
GÖZLÜYE GİZLİ YOK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://my.opera.com/astralcat/blog/
TurquoiseWolf
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 24
Yaş : 34
Localisation : Ankara
Kayıt tarihi : 16/01/07

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   C.tesi Şub. 03, 2007 6:25 am

...Aklına bütün olasılıkları getiriyordu ama hiçbiri mantıklı gelmiyordu.Polise, eski arkadaşına bile gidemedi,geçmişinden ve insanların onun hakkındaki izlenimlerinden hep kaçtı ve şu anda da kaçmış ve çaresizlikle sadece kaldırımda otutup ağlayabiliyordu tek yapabildiği zaten ağlamak ve kafasının içinde olan binbir türlü düşünce ve konuşma ile vasat bir halde yaşamını sürdürmeye çalışmaktı.Şimdi hep düşünüyordu her doğum gününde diğer insanların arasına karışma isteğini,eski dostları ile görüşmeyi ve belki de yenilerini edinmeyi...sözler...boş!
...Kendine verilen şansları da kullanmayı bilmedi,şimdi de gözü önünde bir şansı vardı ama..''Lanet olsun..!!!'' diyerek yumruğunu sert kaldırım taşına vurdu,akan kan ellerinden değil sanki ruhundan akıp bedenini kirletiyordu ''Bir iz daha''.
...Şimdi işte bir şans daha...elini özensizce hırkasına sildi,annesini duyar gibi oldu...hayal kırıklığı...
...Kalktı yerinden...içinde onu bulma isteği...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
fnd06
Moderator
Moderator


Mesaj Sayısı : 387
Yaş : 35
Kayıt tarihi : 24/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Paz Şub. 04, 2007 5:09 pm

Bir sigara yaktı bir nefes çekti bir nefes daha sonra yürümeye başladı. Düşündüdüğü herşey okadar kafasını yormuştuki attığı yumruğun acısını bile hissetmedi. Elini özensizce sildiği hırkasını dışardaki o soğuk havaya rağmen çıkardı. Üşümek isiyordu bedeninin bir anlamı olmadığını düşünüyordu. Haklıydı bedenler yaşamanın bir aracı olmaktan başka birşey değidi. Herkez böyle düşünüyor mudur? diye aklından geçirdi.

_________________
SÜPÜRGELİ MELEK
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
sazan
gri
gri


Mesaj Sayısı : 16
Yaş : 34
Kayıt tarihi : 26/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Çarş. Şub. 07, 2007 6:52 pm

"Ne güzel tesadüf! Hayrola Faruk abi?"
irkildi. Bu ıssız sokakta, ıslak yolda karşılaşma olasılığı en az olan insanla karşılaşmıştı işte. Geçmişi düşünerek unutmaya çalışrken geçmişi onu buluvermişti. şimdi karşısında kardeşi dediği arkadaşının kardeşi durmaktaydı. hemen sordu; "İnan abin nasıl?" ve sanki geçen yılları tek tek umursayarak, özete kaçmadan, oracıkta tüm olanı biteni anlatmıştı İnan'ın kardeşi. Ve Faruk'u; trafik kazasından sonra arayıp sormamanın pişmanlığı, eski dostluk günlerinin güzelliği, şimdi kardeşiyle karşılşmanın şaşkınlığı ve en çok da İnan'ı görme isteği sarmıştı. İçini dostluk ısıtmıştı. Az önceki yalnızlık evreninden dünayaya inmişti.
"İnan nerede, beni İnan'a götür!"
"Buralarda yapamadı memlekette şimdi"
"kim bilir ne güzeldir şimdi bizim oralar?"
Yeni yapılan yolları, ölenleri, doğanları, evlenenleri, evden kaçanları, kesilen ağaçları bir bir anlattı ona İnan'ın kardeşi. İsterse birlikte gidebileceklerini söyledi. henüz bilet almamıştı. Bayram ya da tatil olmadığına göre her zaman bilet bulunabilirdi.Neredeyse yarım günden fazla sürse bile yolculuğu göze alabilirdi. gidecekti.
"Gidelim"...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Salı Şub. 20, 2007 10:24 am

Faruk verdiği her karara heyecanlanırdı, bu kararındaki heyecan daha başkaydı. Gitmeliydi. içinde fırtınalar koparan bir merak duygusu eski dostları ailesi en önemlisi de Annesine gidiyordu. Çocukluğuna ilk gençliğine emek veren şehrine gidiyordu. Kararından dönme korkusuyla bilet alalım dedi. Eve uğramam bile gerekmiyor hadi gidelim dedi. Evine uğrasa belki kararını değiştirebilecek çağrışımları sağlayabilecek eşyadan, anılardan herşeyden kaçıyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
Sponsored content




MesajKonu: Geri: O.n.e..A..d.a.y   Bugün 9:06 am

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
O.n.e..A..d.a.y
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
3 sayfadaki 4 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2, 3, 4  Sonraki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sanat :: Projeler-
Buraya geçin: