AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 siyah beyaz sanat galerisi 25. yıl ropörtajı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: siyah beyaz sanat galerisi 25. yıl ropörtajı   Cuma Mart 27, 2009 5:28 am

Siyah-Beyaz 25 yıl


Ankara'ya giden sanatseverlerin yolu mutlaka bir gün Siyah-Beyaz Sanat Galerisi'ne düşmüştür. Dile kolay tam 25 yıldır, çizgisinden ödün vermeden pek çok sanatçıya ve sanatsevere ev sahipliği yapıyor. İki kata bölünmüş 650 metrekarenin her noktasında sahibi Faruk Sade, eşi Fulya Sade ve dostlarının emeği büyük. Açtığı yaklaşık 400 serginin dışında bir katında da bar hizmeti veriyor Siyah-Beyaz. Entelektüel kesim, sanatçılar ya da sanatseverlerin uğradığı mekan, adı gibi siyah-beyaz döşenmiş.
Ankara'nın farklı yüzünü yansıtan galeri, 25. yıl kutlamalarını İstanbul'a da taşıyor. 25 yıldır birlikte çalıştığı, destek olduğu 40 sanatçının eserlerini 13-21 Mart tarihleri arasında The Sofa Hotel, Art 8 Lounge'da sergileyecek. Galerinin sahibi Faruk Sade'yle 25 yılı konuştuk.

Bir mimar olarak galeri açma fikri nasıl ortaya çıktı?
-1980'de ODTÜ'den mezun olduktan sonra Güllü Aybar ve Ali Güreli'yle Paris'e gittik. Yaşadığımız çevre Türk sanatçılarla doluydu. Onlar da bizim takıldığımız Gymnass'ta buluşuyordu. Oturduğumuz binadaysa Münevver Andaç, Mubin Orhon, Komet, Sinan Bıçakçığolu ve Mehmet Nazım yaşıyordu. Münevver Andaç eski bir galerici olduğundan onunla hep galericilik yapmayı konuşurdum. Kafeye gelen Mehmet İleri, Hakkı Anlı, Utku Varlık ve Selim Turan gibi sanatçılardan da etkilenmediğimi söyleyemem. Sonuçta Türkiye'ye dönünce hemen bir galeri açmaya karar verdim.
Galeriyi açtığınız 1984 yılı, sanatın şimdiki kadar yaygın olmadığı bir dönemdi. Ne tür zorluklar yaşadınız?
-Evet, ne yazık ki yaygın değildi. Ancak 1980 sonrası olduğundan farklı oluşumlar başlamıştı. Türkiye tepkisini seçimlerde göstermişti, bunun için Ankara'da çok fazla "iyi" siyaset adamı, entelektüel, sanat adamı toplanmıştı. Ama genel sanat politikası her zaman olduğu gibi belirlenemedi. Gelişmiş ülkelere baktığımız zaman kültür politikalarının çok gelişmiş bir komisyon (sivil toplum örgütleri, müzeler, galeriler, sanatçılar, mimarlar) ile en az 50 senedir yapıldığını görürüz. İktidarlar, programı değiştirmek yerine devamını sağlar. Ülkemizdeyse 9 kültür bakanı tanıdım, hepsinin kültüre bakışı değişikti. Çağdaş Türk sanatı kavramı söz konusu bile değildi. Sanatımız minyatür, çini, kılıç-kalkan gibi şeylerle temsil ediliyordu. Bunun için çağdaş sanata bir açlık vardı.

GALERİNİN İÇİNDEKİ BARDAN KAZANDIĞIMIZLA
BAĞIMSIZ BİR GALERİ OLDUK
Siyah-Beyaz Sanat Galerisi'ni 1984'te Bihrat Mavitan'ın sergisiyle açtıktan sonra ileriye yönelik hedefleriniz nelerdi? Bugün, bu hedefler gerçekleşti mi?
-Çağdaş sanatı galerinin konsepti olarak belirledik. Tabi ki hatalarımız oldu. Ama genelde çizgimizi sürdürebildiğimize inanıyorum. Örneğin Res-Artis diye anılan uluslararası artist değişim programının kurucularından olduk. Dokuz yıldan sonra üç aylığına Paris'e yolladığımız Türk sanatçıların kişisel tavırları yüzünden bu projeyi bitirdik. Genç sanatçılara destek olmak amacıyla Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi mezuniyet sergisinden seçtiğimiz sanatçıya ödül ve galerimizde sergi açma hakkı verdik. Ancak hocalar bu işi başka bir boyuta dönüştürünce bunu da bitirmek zorunda kaldık. Çünkü ülkemizde herkes kendisini öne çıkarma çabası içine giriyor, işin özünü unutuyor.
Galerinizde bir de bar konsepti var. Bu fikir nasıl ortaya çıktı? Bir galerinin aynı zamanda bir bar olarak algılanması, insanlarda ne tür düşünceler yarattı?
-Bar fikri galeriyle birlikte gelişti. Türkiye'de pek de alışılmayan bir işe giriyorduk. Üstelik de çağdaş sanatla. Finans kaynağına ihtiyaç vardı. Yani özellikle satışın hedeflendiği sergilerden çok, yeni sanatçılarımızı tanıtmayı seçmiştik. Bar fikri de bu finans kaynağını sağlamak için üretildi. Böylece kimseye bağlı kalmadan istediklerimizi, planladıklarımızı yapabildik. Zamanla buranın müdavimleri de oluştu. Bu model daha sonra özellikle Fransızlar'da çok kullanıldı. Galerimizde bar olmasına tabi ki bazı sevimsiz yakıştırmalar oldu. Ama herkes, her zaman bir şekilde konuşma ihtiyacı duyar.
25 yılda açtığınız yaklaşık 400 sergiden en çok ses getiren hangisi oldu?
-Bunu benim seçmem çok zor. Bunu eleştirmenlerin, izleyicilerin seçmesi gerekir. Ama Ankara'daki sergiler hiçbir zaman bu konudaki yayınların kapsamına girmiyor. Çünkü sanatla ilgili yayınların Ankara'da bu konuda yazarları çok yoktur. Varsa da onlara yazması için çok imkan sağlanmaz. Bunların yerine kim kiminle hikayesi daha çok önem taşır. İşte İstanbul-Ankara arasındaki farkı burada söyleyebiliriz. İstanbul'da "patronlar" Ankara'yı biraz ihmal eder, daha doğrusu saymazlar.

DOSTLARIMIZIN GALERİDE EMEĞİ BÜYÜK





25 yılda unutamadığınız neler oldu?
-Güzel anılarımız çok fazla. Eşim Fulya'yla dostlarımıza çok düşkünüz. Sanırım onlar da bize düşkün. Bu yüzden her sergi hazırlanışı, her özel gün, her tadilat dostlarımız da olduğu için çok güzel geçti. Hepsinin Siyah-Beyaz'da emekleri büyüktür. Sergi olarak düşünürsem aklıma İstanbul Sultanahmeet'teki Artist Residence açılışımız ve bununla birlikte Aya İrini'de açtığımız sergi geliyor.
Galeriyle ilgili sizi en çok heyecanlandıran olay ne oldu?
-Kızım Sera'nın da sanatla ve Siyah-Beyaz ile ilgili heyecanı beni çok sevindiriyor ve umutlandırıyor. Bizim yapmak isteyip de yapamadığımız pek çok projeyi hayata geçireceğine inanıyorum.
25 yıldaki en hüzünlü anınız?
-Hüzünlü anı hatırlamak zordur. Ama dostum, kardeşim Levent Güray'ı kaybetmek çok acıydı.
Bundan sonrası için ne gibi planlarınız var?
-Kafamızda çok proje var. Ancak enerjimiz yeterli olur mu bilemiyorum. En önemlisi yurtdışına çağdaş sanatçılarımızı taşıyabilmek, galerilerin birer müesseseye dönüşebilmezi, genç sanatçılarımıza daha fazla olanak sağlamak gibi.


40 SANATÇIYLA 25. YIL KUTLAMASI
Siyah-Beyaz Sanat Galerisi'nin The Sofa Hotel, Art 8 Lounge'da açılacak 25. yıl sergisi 13-21 Mart tarihleri arasında gezilebilecek. Sergiye eser veren sanatçılar şöyle: Erdağ Aksel, Halil Akdeniz, Nadide Akdeniz, Harun Antakyalı, Ertuğrul Ateş, Kerem Aysan, Yılmaz Aysan, Kezban Arca Batıbeki, Figen Cebe, Ela Cindoruk, Osman Dinç, Zeynep Eren, Mert Esirci, Balkan Naci İslimyeli, Mahmut Karatoprak, Gülsün Karamustafa, Nihat Kemankaşlı, Hüsamettin Koçan, Ali Kotan, Sıtkı Kösemen, Alev Mavitan, Bihrat Mavitan, Mehmet Mutaf, Emre Okçuer, Suha Özkan, Gunnur Özsoy, Fatma Tülin Öztürk, Remzi Savaş, Nevzat Sayın, Nilhan Saygon, Mithat Şen, Erhan Şengel, Esat Tekand, Süleyman Saim Tekcan, Demet Sancak Topaloğlu, Ömer Uluç, Mehmet Ulusel.
Adres Teşvikiye Cad. No. 41-41/A Nişantaşı. Tel 0212 368 18 18

(Deniz İnceoğlu - Hürriyet Keyif 14.3.2009)
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
taziko
göşkuşağı (onursal üye)
göşkuşağı (onursal üye)


Mesaj Sayısı : 455
Kayıt tarihi : 22/12/06

MesajKonu: Geri: siyah beyaz sanat galerisi 25. yıl ropörtajı   C.tesi Haz. 13, 2009 3:47 pm

nice yıllara siyah beyaz
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
siyah beyaz sanat galerisi 25. yıl ropörtajı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» CEMRE = Pembe-siyah-beyaz-STYLE
» Resme Parlaklık Efekti Verme (Kendi Anlatımım)
» Sanat eğitimi ve yaratıcılık
» Kategorilerin Altındaki Beyaz Rengi Nasıl Kaldırırım ?
» sitemde beyaz sayfa sorunu

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sanat :: Ropörtaj-
Buraya geçin: