AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 MANTIK SAFSATALARI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: MANTIK SAFSATALARI   Paz Kas. 18, 2007 8:14 pm

MANTIK SAFSATALARI

Vurgulama Safsatası, (Fallacy of Accent)

Tanım:
Sözlü veya yazılı anlatımda bir kelime veya ifadeye yapılan vurgudan yola
çıkarak anlamsız sonuçlar elde etme safsatası .Bazı kelime veya ifadeler
üzerine yapılan aşırı vurgularla çıkarımlar yapma iddiası taşır.
Örnekler:
1-Çalış baban gibi adam ol
(yorum: a) babanın çalıştığı gibi çalış,adam ol. b) çalış, baban gibi
başarılı adam ol)
2- Joan bir daha asla başka bir Demi Moore filmi görmek istemediğini
söyledi. Bu yüzden ona başka bir film göstermeyeceğiz; sadece ayni filmi
tekrar tekrar oynatacağız"
3- Jorge ödevini bugün zamanında teslim etti. Demek ki, Jorge ödevlerini
genellikle geç teslim ediyor.


Özelleştirme Safsatası, (Fallacy of Accident) [ a dicto simpliciter ad
dictum secundum quid ]

Tanım:
a-Genel bir kural veya ilkeyi, şartları bu tür bir genellemeye uymayan
özel bir duruma uygulamak suretiyle yapılan yargı hatası.
b-Genel bir ifadeyi, bir özel duruma uygulama imkanı ve amacı olmadığı
halde uygulayarak yapılan yargı hatası.
Örnekler:
1-Kural: İnsanlara vurmak yanlıştır. Dolayısıyla saldırıya uğradığında
karşılık vermemelisin
2- Hiç kimse yalan söylememelidir." Bir cani, eğer işleyeceği başka bir
cinayet için bilgi almak üzere ,seni zorlarsa yalan söylememelisin
Güncel Kullanim: -
Cumhurbaşkanının koltuğu neden öne konur? Çünkü o devleti temsil ediyor da
onun için. Yani devlet her zaman öndedir. Cumhurbaşkanının koltuğu önde
olursa, başka yerlerde de en küçük kademesine kadar devlet görevlerinin
koltuğu önde olur. [Oral Çalışlar , 21 /5/2000-Cumhuriyet]


Belirsizlik Safsatası: (Fallacy of Ambiguity )
[argumentum ad hominem]

Tanım:
Yanıltıcı veya yanlış sonuçlar çıkarılabilecek ifade barındıran, kesin bir
anlam yüklenemeyecek kadar geniş bir kelime veya cümle ihtiva eden iddia.
Örnekler:
1-Evrim sadece bir teoridir ! Dolayısıyla evrim gerçek olamaz.


Çok Anlamlılık Safsatası, (Fallacy of Amphiboly)

Tanım:
İfadelerin dilbilgisel yapılarından, sözdizimlerinden kaynaklanan
belirsizliği kullanarak belli sonuçlar çıkarma iddiası. Birden fazla
yoruma müsait olan ifade veya cümleden çıkarılan yargı.
Örnekler:
1-Bu küçük bir felaket
[yorum:a) Bu küçük çocuk bir felaket, b) Bu olay küçük bir felaket]
2-Koskoca büroda bir daktilo bile yok. (Yorum a) Koskoca büroda bir yazı
makinesi bile yok, b) koskoca büroda daktilo kullanan biri yok)
Güncel Kullanim: -
1- Gelin yıldızının parladığı bu anı ziyan etmeyelim ve Türkiye'nin yalnız
futboluyla değil her şeyiyle övünelim (Zülfü Livaneli , 19/5/ 2000-Sabah)
2- Michael Jackson, aşırı derecede alkol alan biri kendisine zarar
verebilir diye kaldığı otelde içki servisini yasaklattı. (20/5/2000-Sabah)


Adam Karalama Safsatası, (Argument Against the Man) [argumentum ad
hominem]

Tanım:
Bir kimsenin görüşlerini, söz konusu görüşlerin neden yanlış olduğuna dair
delil sunmak yerine, o kimsenin kişiliğine, karakterine, niyetlerine,
vasıflarına saldırarak, aşağılayarak, söverek reddetmek veya karşı iddiada
bulunmak
Örnekler:
1-Başkan bu konuda hakli olamaz. Çünkü kanının son damlasına kadar liberal
!
2-Bu bilim adamının çalışmasının herhangi bir geçerliliği olduğunu
sanmıyorum. Bu teoriyi ödeneğini kaybetmemek ve işini kurtarmak için
ortaya atıyor.
Güncel Kullanim:
1- Bunlar(Avrupalılar) kağıttan kaplandır. Bunlar sırça köşklerde, kristal
kaselerde yaşarlar. Başlarına en ufak bir şey geldiğinde elleri ayaklarına
dolaşır. Ama bizim başımıza nice belalar açıldığında nutuk atar nasihat
verirler. (Emin Çölaşan, 19 Mayıs 2000, Hürriyet)
2- Limbaugh, Rush:
Hayret. Kürtaj savunucuları kendi görüşlerini muhtelif biçimlerde hakli
çıkarmaya çalışıyorlar. En çok ortaya koydukları söylem, secim yapmanın
kadının birincil ve temel hakki, hatta radikallere göre birincil
mecburiyeti olduğu. Onlara göre söz konusu olan kadının kendi bedenidir ve
kadın ona istediğini yapma hakkına sahiptir. Jane Fonda ve feminist
arkadaşları, bundan bir sure önce, devleti kadının rahminden çıkartmanın
zorunlu olduğunu söylediler. Şayet dürüst olsaydı, aslında devleti kadının
rahminde görmeyi istediğini itiraf ederdi.


Bir Bilen Safsatası, (Argument to Authority)
[argumentum ad verecundiam]

Tanım:
Tartışılan bir meselede belli bir iddianın kabulü için otoriteye
(kişi,örf, adet, kurumlar vs.) veya bunlara duyulan saygı, hürmet veya
korkuya başvurmak. Kişinin kendi tercih ve sorumluluklarıyla ilgili
kararların denetimini, "kendisinden daha iyi bildiği inancıyla" başka
birinin otoritesine bırakması.
Örnekler:
1-Tarih profesörü aya inişin bir hile olduğunu söyledi. Ona inanıyorum
çünkü o benden daha fazla tahsil yapmış biri.
2-Sözlükte "ain't" i bulamıyorum. Böyle bir kelime olmasa gerek.
Güncel Kullanim: -
FP Lideri Recai Kutan partisinin kongresine 3 gün kala Erbakan kozunu
ileri sürdü. Kutan, Erbakan'ın Abdullah Gül'e "Senin aday olman için erken
, daha gençsin biraz bekle" dediğini söyledi.[11/5//2000-Posta]


Devede Kulak Safsatası: (Fallacy of the Beard)

Tanım:
Ayrıntıların bütün üzerinde bir değişiklik yaratmadığını veya
yaratamayacağını ya da önemli olamayacağını iddia etmekten doğan hata.
Örnekler:
Senin kürtajla ilgili görüşlerinin tamamı yanlış. Çünkü görüşlerin,
ceninin ne zaman bir insana dönüştüğünün bilinmesine bağlı. Bunu
bilmediğine göre görüşlerin yanlış.


Kısır Döngü Safsatası,(Begging the Question)

Tanım:
a-Sonucu veya bir kısmını iddianın içinde varsaymaktan gelen hata.
b- Birinci önermenin ikinci bir önermeye atıfta bulunarak desteklenmesine
karşın ikinci önermenin de zaten birinci önermeye atıfla destekleniyor
olması hali.
Örnekler:
1-Tanrı vardır çünkü İncil öyle diyor. İncil'in doğru olduğunu nasıl mi
biliyorum? Çünkü İncil Tanrı' nın ilhamlı sözüdür.
2- Bütün çinayetler yanlıştır. Kürtaj bir cinayettir. O halde kürtaj doğru
değildir
3- Arkadaşım beni sevdiğini söyledi.Ona inanırım çünkü, onun sevdiği
insanlara karşı yalan söyleyebileceğini zannetmiyorum
Güncel Kullanim: -
Louis Farrakhan: Boşanma, aileyi parçaladığı için, medeniyetin en temel
birimine aykırıdır. Güçlü ailenin olmadığı bir yerde, güçlü toplum ve
millet de bulunmaz.("Allah Hates Divorce. ")


Ya Siyah Ya Beyaz Safsatası:(Black and White Fallacy)

a-Düşüncede ve düşüncenin ifadesinde, yeterli olgusal ya da kavramsal
desteğe sahip olunmadığı halde, keskin ayırımlar kullanmaktan; sağlam
temeller, yeterli dayanaklar olmadan, aralarında bir ortaya, ara
kavramlara izin vermeyen karşıt uçlu ayırımlar yapmaktan, meydana gelen
hata.
b- İki aşırı uç nokta arasındaki herhangi bir orta noktayı sanki aşırı uç
noktalardan biriymiş gibi sınıflandırmak suretiyle iddiada bulunmak
Örnekler:
1-Şu delikanlıya bak gümüş yüzük takıyor, kesinlikle hizbullahçıdır.
2-O, kökten dinci çılgın Hıristiyanlardan biri olmalı, çünkü üzerinde
İncil taşıyor.
3- Beni sevmiyorsun. O halde benden nefret ediyorsun demektir.
Güncel Kullanim: -
Tod Nielsen : Eminim siz de duymuşsunuzdur; Microsoft ve Adalet Bakanlığı,
Microsoft'un Windows 95 işletim sistemine, özellikle Internet tarama
teknoloji gibi yeni özellikler eklemeye devam etme hakki olup olmadığı
konusunda mahkemelik oldular. Bu tartışma, yalnızca, bazı özelliklerin
veya dosyaların bir işletim sisteminde bulunup bulunmaması gerektiği ile
ilgili değildir. Temelde, yazılım ürünlerinin tasarımını kimin kontrol
ettiği ile ilgilidir- hükümet mi yoksa yazılım geliştiriciler mi?.

İmalı Soru safsatası,(Complex Question)

Tanım:
a-Cevap vereni, hem evet hem de hayır demesi durumunda suçlu duruma
düşürecek sorular sormaktan doğan hata..
b- Sorgulanabilir kabullere ve temelsiz yargılara dayanan;genellikle
soranın kabul veya önyargıları ile bir uyumluluk ortaya çıkarmak üzere
sorular sormak.
Örnekler:
1-Karını dövmekten hala vazgeçmedin mi?
2-Muhafazakarlar bu konuya ne zaman ağırlıklarını koyacaklar?
3-Diyelim ki ben nüdistim. Okula çıplak gelsem bu sizi rahatsız etmez
değil mi?


Bütünleme safsatası, (Fallacy of Composition)

Tanım:
Bütünün her bir veya bazı parçaları için geçerli olan bir ifadenin bütünün
kendisi için de geçerli olduğunu iddia etmek.
Örnekler:
1-Atomlar katı değildir, içinde çok büyük boşluklar mevcuttur. Bu nedenle
atomlardan meydana gelen tahta katı olamaz.
2-Tablodaki her renk çok güzel. O halde resimde güzel olmalı.
3-Bizim futbol takımının çok sayıda iyi oyuncusu var. Bu da bizim takımın
çok iyi bir takım olduğunu gösterir.
4-İnsanlar ölümlüdür. İnsanlardan oluşan toplumlar da ölümlü olmalıdır.
Güncel Kullanim: -
Gary North: "Her şey bilgisayarlarla birbirlerine bağlanmış durumda. Eğer
bilgisayarlar 2000 yılı sorunu nedeniyle) çöker veya artık güvenilmez hale
gelirlerse, her şey darmadağın olur.


Mutabakat Safsatası, (Fallacy of majority consensus) [consensus gentium]

Tanım:
Bir fikir ya da tezin doğruluğunu ,insanların çok büyük çoğunluğunun ona
inandığını ya da tüm insanların onu bütün zamanlar boyunca benimsediğini
savunarak iddia etmekten oluşan hata
Örnekler:
UFOların başka gezegenlerden geldiğine inanmıyor musun ? Neden olmasın ?
UFOlarla ilgili son kamuoyu araştırmaları insanların çoğunluğunun UFOlara
inandığını gösteriyor.


Genelleştirme Safsatası, (Fallacy of Converse Accident) [A dicto secundum
quid ad dictum simpliciter]

Tanım:
Nadir veya istisnai durumları genelleştirmek suretiyle yargıya varmak..
Örnekler:
1-Sırt rahatsızlığı olan bir şahıs, sırt üstü yattığı zaman daha rahat
uyur. Tüm insanlar sırt üstü yatsa daha rahat uyurlardı.
2-"Meşru müdafaa için adam öldürmek yanlış değildir" O halde "adam
öldürmek yanlış değildir"


İndirgeme (Bölüm) Safsatası(: (Fallacy of Division)

Tanım:
Bütün için doğru olan bir ifadenin aynı zamanda parçaların tamamı veya bir
kısmı için de geçerli olduğu sonucuna varmak.
Örnekler:
1-Araban çok pahalı. Dolayısıyla radyatörünün değiştirilmesi de çok pahalı
olacak.
2-Bizim fakültenin bu sene 71 makalesi yayınlandı, demek ki bizim
fakültedeki akademisyenler araştırmada çok başarılı.
3- Kömür siyahtır. O halde onları oluşturan moleküller de siyah olmalıdır.

4-Su dalgalarının bir sesi olduğuna göre su moleküllerinin de bir sesi
olmalı.
5-Zenciler diğer azınlıklardan daha az gelire sahip olduklarına göre,
Muhammet Ali diğer azınlıklardan daha az gelire sahip olmalıdır.


Cinaslı (Eş Ses) Safsata, (Fallacy of Equivocation)

Tanım:
Aynı kelimenin, ifadenin iki ayrı yerinde 2 farklı anlamda kullanıldığı
ifade biçimi.
Örnekler:
Kanuna karşı gelenler hapse atılmalıdır. Sen yerçekimi kanununa karşı
geldin. Senin hapse atılman lazım!


Yanlış Sebep Safsatası,(Fallacy of False Cause)

Tanım:
a- Herhangi bir şeyin, olmadığı halde, herhangi bir etkiye bağlı olduğuna
inanmak.
b- Bir ifadenin, yanlış olduğu sanılan bir başka ifadeye dayandırılması
gerekçesiyle kabul edilemez olduğunu savunmak.
Örnekler:
1-5 Mayısta gezegenler aynı hizaya geleceğinden deprem olacakmış.
2-Torun sahibi olmak kalp krizi olasılığını arttırır. Çünkü torun sahibi
kişilerde kalp krizi geçirme oranı yüksektir.
Güncel Kullanim: -
Nine: Evlenmek insanın boyunu uzatıyor. Çünkü ben evlendikten sonra boyum
çok uzadı.
Torun: Kaç yaşında evlendin?
Nine: 13 yaşında


Tehdit safsatası (Kuvvete Dayalı iddia)(Argument From Force) [Argumentum
ad baculum]

Tanım:
Bir ifadenin kabul edilmesi için tartışma veya doğruların birlikte araması
yerine, korkutmak, kızmak,tehdit etmek, güç kullanmak . Güç kullanan akıl
yürütme de denebilir.
Örnekler:
Doğru söylediğimi düşünmüyorsan, senin kafanı kopartacağım!
Güncel Kullanim:
Erbakan, kendisine itaat etmelerini istediği FP'lilere Uhud savaşından
örnek verdi; Uhud'da peygamberimizi dinlemeyenler bozguna
uğradı.[11/5/2000-Posta]


Kumarbaz Safsatası: (Gambler's Fallacy)

Tanım:
Geçmişte bir olayın nadir gerçekleşmesinden hareketle, gelecekte daha
yüksek ihtimalle ortaya çıkabileceğini kabul etme yanılgısı. Olasılık
teorisinde, her olay ya da oluşumun bir öncekinden bağımsız olduğu
kabülünü reddederek, örneğin madeni paranın on kez tura geldikten sonra,
onbirincide yazı geleceğini iddia etmekten oluşan hata
Örnekler:
1- Zar atma masasına yine gitmelisin. Yedi atma şansı altıda bir. Sen
zarları beş kez attın yedi tutturamadan. Şimdi elin mahkum, yedi
atacaksın.
2- Uzun süredir büyük bir deprem yaşamadık. Yakınlarda bir tane
bekleyebiliriz.

_________________


En son tarafından Paz Kas. 18, 2007 8:15 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
vasko
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 27
Kayıt tarihi : 29/12/06

MesajKonu: Geri: MANTIK SAFSATALARI   Paz Kas. 18, 2007 8:14 pm

Genetik Safsata, (Genetic Fallacy)

Tanım:
a- Bir şeyin kaynağının, esas aldığı şeyle aynı olduğu vargısı.
b- Bir şeyi; kaynağı, kökeni veya başlangıcı açısından değerlendirmek,
açıklamak veya reddetmekten doğan hata.
Örnekler:
1- 1-Zihin sadece, kafatasının içindeki madde ve enerjinin
etkileşimlerinin bir sonucudur. Ölümden sonra, madde ve enerji hala
kafatasının içinde olacağından, zihnin ölümden sonra da yaşamalıdır.
2-Hırsızın oğlu da hırsız olur.
Güncel Kullanim:
Hamilelik kiloları bir gen yüzünden; Resimdeki Elle Mac Pherson "o geni"
taşımadığı için mi, doğumdan sonra eski kilosuna indi, yoksa zaten top
model olduğu için mi? (11/5/2000-Posta)


Acele Genelleştirme Safsatası,(Fallacy of Hasty Generalization)

Tanım:
Sınırlı verilere, yetersiz delillere veya temsil gücü olmayan örneklere
dayanarak akıl yürütme hatası.
Örnekler:
İki kez soyuldum. İkisinde de beni soyan zenciydi. Gelecekte zencilerden
uzak duracağım çünkü genellikle beni soyuyorlar.
Güncel Kullanim:
1-İşte insana verilen değer ! ABD' de 5,5 aylık doğan bebeği yaşatmak için
onlarca insan seferber oldu 300 milyar harcandı. [13/5/2000-Sabah]
2- Oysa çaresiz bir canlıya yani bir hayvana bu kadar kıyıcı davranabilen
insanlardan her türlü melanet beklenir. Bunlardan cellat olur, işkenceci
çıkar, tetikçi üretilir, Hizbullah katilleri yaratılır.[Güler Kazmacı,
13/5/2000-Posta]


Kanıtsızlık safsatası: (Argument from ignorance)

Tanım:
a- Bir şeyin yanlışlığının ispatlanamamış olması nedeniyle doğru olduğunu,
savunmak.
b- Doğruluğunun ispatlanamamış olması nedeniyle yanlış olduğunu ileri
sürmek.
Örnekler:
1-Allah'ın varlığı kimse tarafından kanıtlanmamıştır. Öyleyse Allah
yoktur.
2- Şimdiye kadar hiç kimse Uzayda insana rastlamadı, o halde uzayda hayat
yoktur.


Alakasız Amaç Safsatası,(Fallacy of irrelevant purpose)

Tanım:
Bir şeye karşı, öyle bir amacı olmadığı halde, amaca ulaşılmadığına
dayanarak çıkarım yapmak.
Örnekler:
İlahiyatçılara güvenmiyorum. Binlerce yıldır Allah'ın varlığını
ispatlayamadılar.


Alakasız Sonuç Safsatası,(Fallacy of irrelevant conclusion )

Tanım:
Kanıtlanması gereken şeyle ilgili bir savunmadan çok, konuyla alakasız bir
savunma yapılması ve söz konusu edilen noktaların savunulan şey hakkında
bir çürütme ya da destekleme dayanağı oluşturmamasından doğan hata .
Örnekler:
Bir avukat suçlunun hüküm giymesi gerektiğini savunuyor:
"Bu adamı suçlu bulmalısınız! Cinayetin ne kadar iğrenç ve şeytani bir
biçimde işlenmiş olduğunu düşünün."
Güncel Kullanim:
North Gary: Eğer size biri "Şu anda şirketimiz 2000'e uyumlu"derse ondan
bunu şirketinin antetli bir mektup kağıdına yazıp size postalamasını
isteyin. Bu iddiası konusunda kendine ne kadar güvendiğini bu şekilde
anlayabilirsiniz. Elinizde bu iddiasıyla ilgili imzaladığı antetli bir
mektup kağıdı olmadığı sürece iddiasını ciddiye almayın. Bunu iyimser bir
2YK söylentisi olarak kabul edin.


Dayatma Safsatası, ( Fallacy of "is" to "ought")

Tanım:
Tanımlayıcı anlamlar içeren terimlerin dayatılması suretiyle, bunların
kabullenilme zorunluluğunu ortaya koyma iddiası.
Örnekler:
1-Kapitalizm en iyi ekonomik sistemdir. Dolayısıyla, tüm toplumlar
kapitalizmi benimsemelidir.
2-Türkiyeyi çeteler yönetiyor. Bir çeteye üye olmazsak kesinlikle
yaşayamayız.


Sınırlı Seçenek Safsatası, (Fallacy of limited alternatives)

Tanım:
Tam bir inceleme araştırma ve delil ortaya koymadan, bir hareket seyrinin
başka seçenekleri yok saydığı veya dışladığı konusunda ısrar etme
yanlışlığı.
Örnekler:
1-Vergi yasalarında reform yapılması için hükümeti düşürmeliyiz. Başka
seçeneğimiz yok çünkü iktidardaki hükümet geçmişte vergileri indirmemişti.

2-Microsoft'un yazılım endüstrisine hakim olmasına memnunum. Eğer onlar
olmasalardı şu anda sahip olduğumuz bilgisayar verimliliği olmayacaktı.
3-Eğer Demirel'i yeniden Cumhurbaşkanlığa seçmezsek istikrar bozulur.


Çok Sorulu Safsata, (Fallacy of many questions)

Tanım:
Tek ve basit bir cevabın talep edildiği bir sorunun
a- birden fazla cevap ihtiyacı yaratması,
b- her biri ayrı ayrı cevaplandırılması gereken başka sorular sorulmasını
gerektirmesi.
Örnekler:
İşinden hala ayrılmadın mı ?
Güncel Kullanim:
Limbaugh, Rush: New York Times, 1993'te Boston Globe' u almak için $1.07
milyar harcadı... New York ve Boston'da evsizler problemi yok mu ? New
York Times neden gidip bu talihsiz insanlara biraz para vermeyi seçmedi ?
... Liberaller neden kendilerini toplumcu vaazlarının dışında tutuyorlar


Popüler Savunma Safsatası,(Argument to the people)

Tanım:
Bir fikri mantıklı bir şekilde haklı çıkarmaksızın duygusal, popüler
kabullere dayanarak savunmak. Fikre rasyonelliğin desteğiyle onay
sağlanmasından ziyade, çoğunluktaki eğilimler, önyargılar, duygular,
heyecanlar, tutumlara yönelik bir tavır kullanılarak onay sağlanmasına
çalışılır.
Örnekler:
1-Beyzbol sporunu sevmelisin! Beyzbolu sevmeyen Amerikalı sayılmaz!
2-Galatasaray Türkün gücünü bir kez daha Avrupa'ya gösterdi.


Savunma safsatası, (Appeal to personal interests) [argumentum ad Personam]

Tanım:
Savunulanın kabul görmesi için kişilerin beğenisine (tercihler, peşin
hükümler, eğilimler v.s) hitap ederek savunma yapmak.
Örnekler:
1- Senatörün yeni ekonomi politikasını mühendis olduğun için
desteklemelisin.
2- Valla bizim başkanın konuşmasına bayıldım adam ne de olsa profesör.


Duygu Sömürüsü Safsatası,(Argument to pity)

Tanım:
Bir şeyi acıma duygusu uyandırarak kabul görecek şekilde savunmak.
Örnekler:
1-Hakim bey lütfen, beni adam öldürmekten hapse atmayın! Beni hapse
atarsanız çocuklarım aç kalacak.
2-İnşallah safsata projesi üzerine yaptığım değişiklikler genel kabul
görür. Çünkü hasta hasta gece yarılarına kadar oturup düzeltme yaptım.


Mazeret Safsatası,(Fallacy of special pleading)

Tanım:
a-Kişinin, bir fikri veya eleştiriyi karşıt görüş aleyhine kullanıldığında
kabul ettiği halde kendi görüşü aleyhine kullanıldığında reddetmesi,
b- Bir fikri veya eleştiriyi kendi görüşü aleyhine kullanıldığında
reddettiği halde karşıt görüş aleyhine kullanıldığında kabul etmesi.
Örnekler:
Bob: Astroloji palavradır. Kökeni evrenin yapısıyla ilgili eski mitolojik
inançlardadır.
Phil: Pekala. O zaman modern astronomi de palavradır çünkü onun kökeni de
eski astrolojidir.
Bob: Ama astronomi farklı. Astronomi mantıklı bir şeydir.


Faydacı Safsata,(Pragmatic Fallacy)

Tanım:
Bir şeyin insanlar üzerindeki yararlı etkilerinden dolayı doğru olacağını
varsaymak.
Örnekler:
1-İnsanın tabiatla başbaşa kalması çok faydalıdır, onun için seni bir ay
ıssız bir adaya bırakacağım.
Güncel Kullanim:
Tod Nielsen:
Yeni özelliklerin Windows'la bütünleştirilmesi Amerikan tüketicisi için
iyi bir şeydir.


Ardışıklık Safsatası,(fallacy of "previous this")

Tanım:
Bir şeyin zamana bağlı olarak başka bir şeyden önce olmasını, kendisinden
sonra gelenin nedeni olduğu sonucuna bağlamak. Burada olayların birbirini
izlemesi ile nedensellikleri arasındaki bir karışıklık mevcuttur.
Örnekler:
1-Bütün araba kazalarının öncesinde kavşakta siyah bir kedi görülmüştü.
Yani, kavşakta bir daha siyah bir kedi gördüğümüzde kesinlikle bir kaza
olacak.
2-Senatör X seçildikten sonra, enflasyon azaldı. O halde Senatör X in
seçilmesi enflasyonun düşmesine neden oldu.


Konuyu Saptırma Safsatası,(fallacy of Red Herring)

Tanım:
Savunulan şey hakkındaki bir eleştiriyi konuyu başka bir yere çekerek
gözardı etmekten oluşan hata.
Güncel Kullanim:
William Cohen, 18 Şubat 1998'de Clinton'ın yönetiminin Irak'a karşı güç
kullanması durumunu açıklamak üzere yapılan bir konuşmada bir dinleyici
U.S.A'nın Irak'a saldırmaya ahlaken hakkı olup olmadığını sorar. Cohen şu
ifadeyle cevap verir: "Soru aynı zaman da şudur ; Saddam Hüseyin'in kitle
imhasında kullanılan kimyasal ve biyolojik silahları kendi halkına karşı
kullanmaya hakkı var mıdır?"


Eksık Veri Safsatası, (fallacy of slanting)

Tanım:
Bir şeyi savunurken hesaba katılması gereken belirli noktaları bilinçli
bir şekilde atlayarak, yetersiz veya aşırı vurgulayarak, bir sonuca
varılması konusunda önem arz eden, sonuçla alakalı delillerin saklanması
Örnekler:
Eski Sovyetler Birliği'nden bir gazetede manşeti. "Sovyet Rusyası spor
müsabakasında ikincilik aldı. Birleşik Devletler ise sondan üçüncü oldu.
"Yorum: Yarışmaya sadece 3 ülkenin katılmış olduğundan ise bahsedilmemiş.
Yani, U.S birinci, Sovyetler Birliğiyse ikinci olmuş.


Kaygan zemin Safsatası,(Slippery slope)

Tanım:
Elde delil olmadığı halde, bir veya birden çok olayın olması halinde bir
takım olayların da olacağını iddia etmek.
Örnekler:
1-Esrarı yasal hale getiremeyiz. Bunu yaparsak insanlar uyuşturucu
maddeleri normal karşılamaya başlar, sonra da uyuşturucu müptelalarından
oluşan bir topluma sahip oluruz.
2-Trafik cezalarının 1 milyon TL olması, ceza vermemek gibidir, cezanın 2
milyon TL olması , 1 milyon TL ceza vermek gibidir,..... cezanın 50 milyon
TL olması ceza vermemek gibidir.
3- Radikal islamcı birini davet etmek, radikal islamcı sempatizanı olmak
gibidir, , radikal islamcı sempatizanı olmak radikal islamcı olmak
gibidir, radikal islamcı birini davet etmek, radikal islamcı olmak
gibidir.
4- Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanlığına seçildiğine göre, artık demokrasi
rayına girecek, insan hakları ihlal edilmeyecek, ekonomi düzelecek.
Güncel Kullanim:
Gazetecilerin kılık kıyafetleri Sayın Cumhurbaşkanımızın hoşuna gitmemiş
olabilir. Kimi meslektaşlarımız yerine göre giyinme konusunda biraz hatalı
davranıyor olabilirler. Ama ''demokrat'' cumhurbaşkanları, bu işi
yönergeyle düzenlemeye kalkışmazlar. ''Demokrat'' cumhurbaşkanına yakışan,
Gazeteciler Cemiyeti'ne bu yöndeki dileği belirten bir yazı yollamaktır.
Bu konuda bir gelenek, bir üslup oluşmasına öncülük etmek başkadır, parti
gazetesi çalışanlarına emir verir gibi yönerge hazırlamak başka. Bu
kafayla, yarın Köşk önünde ''tırnak kontrolü'' yapılırsa hiç şaşmam. Sonra
sıra belki de iç çamaşırı rengimize kadar uzanır. [Fatih Altaylı,
20/5/2000-Hürriyet]


İddiayı Zayıflatma Safsatası,( Fallacy of the straw-man)

Tanım:
Karşı savı zayıf ya da yanıltıcı bir biçimde sunarak, kolaylıkla
çürütülebilecek bir hale sokmak.
Güncel Kullanim:
Laura Schlessinger:
Bayan Schlessinger'e soru: Erkek arkadaşımla birlikte oturmaya karar
verdik. Geleceğimizi konuştuk, önümüzdeki bir kaç ay içinde nişanlanmaya
ve belki gelecek yaz da evlenmeye karar verdik. Annem babam nişanlanmadan
önce birlikte oturmamız fikrinden hoşlanmadı. Bizle aralarına mesafe
koydular ve bu beni çok incitti. Kararımı kabul etmeyecekleri düşüncesi
beni üzüyor. 20'li yaşlarımın sonunda bir yetişkinim! Bu durumda ne
yapmalıyım ?
Bayan Schlessinger'in cevabı: İncinen sen misin ? Anne babanın ne
hissettiğini sanıyorsun ? Evliliğin ödülü olan cinselliğin ve
birlikteliğin kutsallığını reddederek seçimini yapmışsın sen.


İrrasyonel Otorite Safsatası, (Fallacy of unqualified source)

Tanım:
Bir savı; o konuda bilgi sahibi olmayan bir otoriteden yararlanarak, şahit
göstererek desteklemek.
Örnekler:
Jane Fonda yağmur ormanlarının tehdit altında olduğunu söylüyor. O halde,
gerçekten de yağmur ormanlarının korunması için çalışmalıyız.


"Sen de" Safsatası,(fallacy of "you also")

Tanım:
Birinin görüşlerinin daha önce inandıklarıyla tutarlı olmadığını
söyleyerek kişinin güvenilmez olduğunu , ya da görüşünün reddedilmesi
gerektiğini iddia etmek.
Örnekler:
Vergi gelirlerinin yeni spor salonu için kullanılmasına karşı olmanız
makul bir tutum değil. Yeni senfoni binası için lehte oy kullanmıştınız ve
onun maliyeti de vergi gelirleriyle karşılanmıştı.
Güncel Kullanim:
Clinton: Bilmenizi isterim ki, asgari ücretin yükseltilmesi konusundaki
oylamaya karşı çıkan bir kongre üyesi, geçen yıl 1 aylık kongre tatili
süresince, asgari ücretli bir işçinin 1 yılda kazandığından fazla
kazanmıştır.
www.objektivist.net

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
MANTIK SAFSATALARI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Akademik Forumlar :: Felsefe-
Buraya geçin: