AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Bu hayat şeytana döpiyesini ters giydirir

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
parantezicihayatlar
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 382
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 21/12/06

MesajKonu: Bu hayat şeytana döpiyesini ters giydirir   Paz Ağus. 26, 2007 5:15 pm

*Şunu söylemeliyim ki ne deneme yazmak, ne şiir yazmak, ne röportaj yapmak, ne makale yazmak, ne de fotoğraf çekmek günlük tutmaktan daha zevkli değil… Günlük olayı apayrı bir kategori… Uzun zamandır tutmayınca daha iyi anlayabiliyorsun… Hele ki on yıl sonra eşin, çocuğun vs. okuduğunu düşününce daha ayrı bir anlamı oluyor…


*
Dün akşam üstü, bizim sitede yangın paniği yaşandı… Karşı sitenin on birinci katında fena bir yangın çıktı… Linç edilme olasılığını bile göze alıp fotoğraf çektim… Buradan bakabilirsiniz… Ama en çok düşündüren şey ise, edebiyatcılar, şairler, felsefeciler, sanatcılar, düşünürler bu hayatı çözmemizi sağlamaktan çok içinden daha da çıkılmaz bir hale getiriyor… Oysa eskiler ne kadar anlaşılır ve sade özetlemişler bazı şeyleri… ” Malın ile övünme, bir yangınlık işi var…” gibi meselâ… İşte bunu gözleriniz ile görüp ‘gerçekten öyleymiş’ diyebiliyorsunuz… Ama diğerleri öyle mi yâ! Tartış dur babam… Ne başı var ne sonu… Her kafadan ayrı ses…


*
Bu hafta ki Leman Dergisi’nin kapağı çok tartışıldı… Buradan bakabilirsiniz… Abdullah GÜL’ün eşi Hayrünissa GÜL’ü türbanlı, tavşan kulaklı ve papyonlu çizmişler… Playboy tavşanını hatırlatan bir çalışma… Bunu ilk duyduğum zaman linç kültürünü red edercesine çizeri savundum… Ben açıklama yapmasını bekliyorum… Siz de öyle yapın… Hemen lince yönelmeyin… Bakalım çizer burada ne demek istemiş? Çizerden başka kimse bunu daha iyi ya da kesin bilemez… vs… Ama kapak çizerinden oldukça sığ bir savunma geldi… ” O Hayrünissa hanım değil…” şeklinde… Oysa o olduğu kabak gibi meydandaydı… Ayıp etti, beni hayâl kırıklığına uğrattı açıkçası… Oysa kapağın bir espritüelliği, duruşu filan da yok… Anlamsız ve değmeyecek birşey için başını derde soktu… Acıdım…

*
Ezginin Günlüğü’nün
25. sanat yılı anısına 25 sanatcı toplandı ve bir toplama albüm yaptılar… Birçok sanatcı Ezginin Günlüğü parçalarını seslendirdi… İçlerinde Bulutsuzluk Özlemi haricinde bir tek Barış Akarsu’yu beğendim… ”Leyla” adlı Ezginin Günlüğü şarkısını coverlamış… Çok, çok beğendim… Barış bir popstar yarışmacısından çok daha fazlasıydı… Bunu adım gibi biliyordum… Beni birkez daha yanıltmadı… Nur içinde yatsın… Güzel gözlü kardeşim benim…

*
Bu gün haberlerde ” Caner yediği dayaktan para kazanacak! ” diye bir haber gördüm… İstanbul TV’de yediği dayağın büyük ilgi görmesi üzerine Caner, televizyonlara konuşmak için para talep etmiş… Telefonunu yakın bir arkadaşına yönlendiren Caner’in, canlı yayınlara çıkmak için 10 Bin YTL istediği öğrenilmiş… Ne denir ki? Ne diyebilirim? Atalarımızın ’sözün bittii yer’ derken kastettiği şey bu sanırım…

*
Geçenlerde sevdiceğimle tartıştık… Küser gibi olduk… Bir arkadaşımla dertleşeyim dedim… Onu bile yapamadım… O an durumun ciddiyetini anladım ki; okurlar bizi bir masal kahramanı, öykü kahramanı ya da süper kahraman gibi filan görmeye başlamış… ”O yazıları yazan ve yazdıran kavga edemez, inanmam!” gibi tepkiler aldım kimle dertleşmeye kalktıysam… Bir türlü inandıramadım… Buradan açıklıyorum arkadaşlar… Biz masal kahramanı değiliz… Su içiyoruz, acıkıyoruz, tartışıyoruz, yürüyüş yapıyoruz, terleyince koltuk altlarımız kokuyor, parfüm sıkıyoruz ve kola içince geğiriyoruz… Lütfen, dertleşme hakkımı elimden almayın… Tamam, merak ettiniz biliyorum… Düzeldi… Biz birbirimizi çok seviyoruz…

*
Beğenerek takip ettiğim mizah dergilerinden biri olan Kemik Dergisi’nin başarılı çizerlerinden Cücü ile tanıştım… Konuştum, arkadaşım oldu… Çok mutluyum, huzurluyum, başım göğe erdi, vs…

*
Benimde yazarları arasında bulunduğum Şehir Rock Dergisi’nin başarılı editörü Serkan kardeşime geçenlerde sordum… Bizim dergi çok gecikti bu sefer, hayırdır… diye… Çok tatmin edici bir cevap aldım… Gecikmesi önemli değil… Sağlam ve tatmin edici olması önemli… Yoksa ben de her ay sallapati bir sayı hazırlayıp sunmayı bilirim… Hatta 15 günde bir bile sayı çıkartırım… Ama yüksekses gibi popüler oynamak istemiyorum… Bu cevabı beni çok tatmin etti… Ciddiyetini takdir ettim… Başarısının sırrı… Ne sırrı ya! Ortada işte… Daha ne desin çocuk?

*
Şu meşhur MSN virüsünü hepiniz bilirsiniz herhalde… ” Son fotoğraflarıma bak ama kimseye gösterme şeklinde herkese gelip duran virüs… Geçenlerde kardeşime bulaşmış o virüs… Listesinde ki herkese gitmiş… Herkes bildiği için reddetmiş tabi, doğal olarak… Ama içlerinden biri dikkatimi çekti… Aynen aktarıyorum…
- Son fotoğraflarıma bak ama kimseye gösterme Smile
- Sağ ol, teşekkür ederim…
”Dosya kabul edildi”
”Dosya aktarıldı…
” Ve hemen akabinde nokta nokta ” çevrimdışı ”

Geçmiş olsun… Çok güldüm…

*
Birşeyi birkez daha anladım…
Ben, Cenk TANER şarkılarından asla sıkılmıyorum…

_________________
Biz tarihin orta çocuklarıyız.
Bir amacımız ya da yerimiz yok!

http://www.parantezicihayatlar.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.parantezicihayatlar.com
 
Bu hayat şeytana döpiyesini ters giydirir
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Elde Var Hayat

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Akademik Forumlar :: Deneme-
Buraya geçin: