AnasayfaAnasayfa  PortalliPortalli  TakvimTakvim  GaleriGaleri  SSSSSS  AramaArama  Kayıt OlKayıt Ol  Üye ListesiÜye Listesi  Kullanıcı GruplarıKullanıcı Grupları  Giriş yap  

Paylaş | 
 

 Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
parantezicihayatlar
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 382
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 21/12/06

MesajKonu: Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi   Salı Ağus. 14, 2007 2:59 pm

arkadaşlar çok sağlam söyleşi oldu =) aşağıdaki linkten okuyabilir düşüncelerinizi yorum şeklinde belirtebilirsiniz...

http://parantezicihayatlar.com/blog/?p=229

_________________
Biz tarihin orta çocuklarıyız.
Bir amacımız ya da yerimiz yok!

http://www.parantezicihayatlar.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.parantezicihayatlar.com
yeşil
Moderator
Moderator


Kadın
Mesaj Sayısı : 64
Yaş : 28
Kayıt tarihi : 04/04/07

MesajKonu: Geri: Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi   Çarş. Ağus. 15, 2007 3:50 pm

çok güzel bir söyleşi,çok teşekkür ederim,nihat KEMANKAŞLI'NIN öğütleri beni kendime getirdi.

_________________
Tiyatro hayatın aynası değildir.Hayat olsa olsa tiyatronun kötü bir taklidi olabilir..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
LiMaN
Administrator
Administrator


Mesaj Sayısı : 1977
Kayıt tarihi : 10/12/06

MesajKonu: Geri: Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi   Çarş. Ağus. 15, 2007 6:10 pm

Nihat KEMANKAŞLI Röportajı

'
”Ben yaşadığım ülke için resim yapmıyorum.
Evrensel düşünüyorum.”
”Avangardlık gelip geçen bir rüzgar değildir. Kasırgadır. İz bırakır… ”Türk Resmi” değil “ Türkiye’de yapılan resim” tabiri doğrudur.”
”Edebiyata ilgisiz olamaz bir sanatçı.
Çünkü beslenme kaynaklarından biridir edebiyat.”


- Güzel sanatlar ile ilgilenenlerin yakından ya da uzaktan bir şekilde tanıdığı bir isimsiniz… Paranteziçi Hayatlar takipçileri için bu ismi bir de kendinden dinlemeyi isteriz… Nihat KEMANKAŞLI kimdir?
1971 yılında Balıkesir de dünya’ya gelmişim. İlköğretim ve Lise yıllarım Balıkesir’de geçti. 1992 yılında Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik bölümüne girdim. 2 yıl bu bölümde okuduktan sonra 1994 yılında aynı Fakültenin Resim bölümünü kazandım. 1999 yılında Prof. Veysel Günay atölyesinden Resim bölümünden mezun oldum. İlk kişisel sergimi 2000 yılında Ankara’da Siyah Beyaz Sanat Galerisinde açtım. Sonrasında diğer sergiler peşin sıra geldi. Halen çalışmalarımı Kadıköy’de ki atölyem de sürdürmekteyim. Ayrıca 2004 yılından bu yana Özel İstanbul Aydın Üniversitesi ‘nde temel sanat eğitimi, mitoloji, grafik-tasarım, modelaj ve güzel sanatlar gibi dersler vermekteyim.
- Çalışmalarınızda genellikle desene ağırlık verdiğinizi görüyoruz… Bir ressam, daha doğrusu sanatçı için en önemli şeylerden birisi yaptığı ve benimsediği tarzın savunmasını yapabilmesidir… Bize sanatınızda benimsediğiniz tarzın savunmasını yapabilir misiniz?
Çok doğru bu saptama. Ürettiğin ortaya koyduğun çalışmayı savunabilmelisin.
Yaptığım çalışmalara soyut demektense “soyutlama” demek daha doğru. Yaklaşık 7 yıldır resimlerimin konusu nesneler. Yüzey resminden yanayım. Parçalanmalar ve bölünmeler yüzeyin kompozisyon anlayışına ters düşmeden matematiksel bir kurguyla oluşturma çabam var. Elbette sadece cansız nesneler değil peyzaj dan da yararlanıyorum. Hayatı yaşanılan mekanları durağan bir şekilde göstermekten yanayım. Çünkü fütürizmden başlayarak resimde hep bir hareket olgusu görülmekte.
- Siz ve daha birçok sanatçıya baktığımızda, kiminin akademik kariyeri tercih ettiğini, kiminin ise sanatından ödün vermemek adına bağımsız, ve yalnız sanatı ile ayakta kalmak için savaştığını, akademiye karşı sert bir tutum takındığını görüyoruz… Resim, edebiyat, müzik ve diğer tüm sanat dallarında bir şeyi çok merak ediyorum… Akademik kariyer sanatçının sanatını etkisi altına alır mı? Bir nevi ‘ başını bağlamak ‘, özgürlüğünü kısıtlamak diyebilirim… Yani, sanatçı maddi anlamda zorlanmaya başladığı anda ona dayatılan bir çıkış yolu mudur?
Akademik kariyer bir seçimdir. Seçersiniz ya da seçmezsiniz. Akademide öğretim üyesi olmanız sizin sanat alanında bir adım daha önde olduğunuzu göstermez. Olmamanızda sizin farklı bir duruşunuz olduğunu göstermez. Akademi karşıtlığı da başka bir anlayıştır. GSF lerde hoca olupta akademi karşıtı sanatçılarda vardır.Duruş önemlidir. Eğrilmeden durabilmek. Türkiye sanat adına zor bir ülke. Bu ülkede sanat yaparak ayakta durmak çok zor. Aileden gelen maddi desteğiniz yoksa, hayatı idame ettirmek için bir iş yapmak zorundasınız. Ya da yaptığınız sanatta ödün vermek zorundasınız. Bu yolda aç kalmamış insanlar bunu anlayamaz. İster hocalık yapılsın isterse başka bir iş, “atölye de geçmeyen her dakika sanatçı için kayıptır”. Ben GSF de ders vermiyorum. Radyo-Tv, Halkla ilişkiler ve Reklamcılık, Turizm Rehberliği, Moda ve Tekstil Tasarım, Tasarım ve Basım Yayımcılık gibi bölümlere ders veriyorum. Ayrıca hiç bir zaman akdemik kariyer yapmak gibi bi çabam olmadı. Ne master’ım var ne de doktoram. Sanatçı kişiliğim ve sanatım göz önüne alınarak Üniversitede ders vermem istendi. Bu arada İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevellih Heyeti Başkanımız Dr. Mustafa AYDIN’a , Başkan yardımcımız E. Org. Necdet TİMUR paşamıza ve Rektörümüz Prof Dr. Mehmet Salih ÇELİKKALE’ye sanata ve sanatçıya verdikleri destek için de teşekkür ederim.



Moda Çay Bahçesi: Levent TÜLEK, Pelinsu PİR, Nihat KEMANKAŞLI, Turgay KANTÜRK
- Oyuncular ile sıkı bir iletişiminiz ve dostluğunuz var… Levent TÜLEK, Pelinsu PİR gibi birçok oyuncu ile dostsunuz… Nihat KEMANKAŞLI’nın oyunculuğa olan ilgisi hangi noktaya kadardır? Mesela birgün yapmayı deneyecek mi? Kimleri beğenerek izler?
Oyuncularla dostluğum özel bir seçim değil. Bu camia içinde ister istemez arkadaşlıklar kuruyorsunuz. Levent ve Pelinsu uzun yıllardır tanıdığım, oyunculuklarını sevdiğim ve takip ettiğim arkadaşlarım. İdealist insanları seviyorum. Ödün vermeyen insanları seviyorum. Aç kalmaktan korkmayan doğru bildiğinden şaşmayan insanları…İster sanatçı olsunlar isterse başka bir iş yapsınlar. Oyunculuğa karşı bir ilgim olduğu söylenemez. Zaten yaşamda hepimiz birer oyuncu değil miyiz ? Bir gün oynamam için teklif alırsam ve bu teklifte gerçeklik varsa o zaman düşünürüm. Şimdi ne desem boş…
- Pelinsu PİR ve Levent TÜLEK ile ortak bir projeniz olacak mı ?
Şu an bir projemiz yok. Ancak yakın bir tarihte çekmek istediğim “video art” projelerim var…Elbette oyuncu tercihim öncelikle arkadaşlarımdan yana olacaktır…



- Resim deyince Türkiye’de ve dünya da aklınıza gelen üç isim?
Henri MATİSSE, Franz KLINE, David HOCKNEY
- Özgür figür size ne ifade ediyor? Sizce Türkiye’de ki öncüleri kimler?
Geleceğini nasıl görüyorsunuz?
“Özgür figür” adı üstünde özgür figür. Sanatta bir yere kadar özgürsünüzdür. Boş tuval karşında özgürlüğünü konuştur yok böyle bir şey. Yaşadıkları toplumda özgürlükleri kısıtlanmış bireylerin tuvallerine özgür figürler koyabileceklerine inanmıyorum. Zaman ne gösterecek göreceğiz. “Öncü” ile “Öncül” ü karıştırmamak gerekli. Bilindiği üzere Jean Dubuffet 1948-1980 li yıllarda yaptığı çalışmalarda bu oluşumun öncüsüdür.. Avangardizm bitmiştir Türkiye’de özgür figürasyonun öncüsünden konuşmak komik olur. Çünkü sanat evrenseldir.


Bedri Baykam’da bir görüşmemizde bana Yeni Dışavurumculuğun dünyada ki öncüsü ve Türkiye’deki öncüsü kendisi olduğunu iddia etmişti.Yukarıda da bahsettiğim gibi “Öncü” ile “Öncül” ü karıştırabiliyoruz. Özgür figürasyonun Türkiye de ki öncüsü benim diyende çıkabilir. Komiktir…Normaldir…Türkiye burası…Görüldüğü gibi her isteyen kendini istediği yerde görebiliyor. Cesaret isteyen bir şey bu. Yaşanan ve tükenen oluşumun, ya da sanat akımının geleceği hakkında benim yorum yapmam anlamsız olur. Sanat tarihçi değilim ben.




- 18 Şubat 2004 tarihinde, İstanbul’da açtığınız ilk serginizde ” Türk resmi demek yanlış çünkü, Türkiye’de öncü bir isim yok… Türkiye’de yapılan resim daha doğru” gibi bir söyleminiz olmuştu… Sene 2007, ve bu düşüncenizde değişenler neler?
Değişen hiçbir şey yok. 100 yıllık resim geçmişimizde “öncü” sanatçımız olmamıştır. “Öncül” evet vardır. Yine tekrarlıyorum, ben ve biliyorum ki tüm sanatçılar Batı resminden etkilendik ve onun üzerinden resim yaptık ve yapıyoruz. Avangardlık gelip geçen bir rüzgar değildir. Kasırgadır. İz bırakır…”Türk Resmi” değil “ Türkiye’de yapılan resim” tabiri doğrudur. Sinema ve tiyatro içinde aynı şey geçerlidir. “Türk Sineması” “Türk Tiyatrosu” diye övünerek bahsediyoruz…Dünyada yeriniz nerde diye sorarlar adama. Elbette “Türk Edebiyatı” için bu geçerli değildir; tanzimat öncesi edebiyatı da düşünürsek köklü, gelişen, dil ve yazı geçmişi olan bu ülkeden “Türk edebiyatı” kavramından övünerek söz edebiliriz.
- Nihat KEMANKAŞLI, Türk resminin neresinde?
Türkiye de yapılan resim sanatında yerimin neresi olduğunu benim söylemem yanlış olur. Ayrıca ben yaşadığım ülke için resim yapmıyorum. Evrensel düşünüyorum. Sanatı evrensel düşünmeyenlere sormak gerekli böyle soruları….



- Evet, son birkaç soruya gelmişken birazda bizim tarafa kayalım… Nihat KEMANKAŞLI’nın edebiyata olan ilgisi ne derecededir? Kimleri severek okur, beğenir ?
Edebiyata ilgisiz olamaz bir sanatçı. Çünkü beslenme kaynaklarından biridir edebiyat. Şiir ve edebiyatta dil bir araç değil, biraz amaçtır. Benim içinde resimde renk araçtır, amaç değildir. Amaç olan nesnenin kendisidir. Şiir ve edebiyatta dil, sözcükler, cümleler ve biçimler nesnel (objektif) hale gelirler, şeyleşirler. İnsanla öteki insanların, eşyanın ve düşüncelerin arasına girip saydamlaşmaz şiir. Uçarı hale gelmez konuşma ve düzyazı da olduğu gibi. Tam tersine, karşımıza çıkar. Resim gibi, heykel, müzik, yapı gibi (eşya) değeri kazanır.Şiir okumayı seviyorum. Özellikle edebiyat alanında beğendiğim takip ettiğim şair ve yazarların isimlerini vermek istemiyorum. Az okuyan bir ülke olduğumuzu düşünerek…Her dünya okunmalı bence…
- Resim konusunda ki cazibesi kadar, yakışıklılığı ve karizmatik duruşu ile de dikkat çeken bir ressamsınız… Nihat KEMANKAŞLI’nın aşka bakış açısı nedir?
Aşk adamı olduğumu biliyorum. Ancak aşk hakkında ahkâm kesmekte istemiyorum…
Aşk yaşanır…
- Sanatın her dalında, resim olsun, müzik, tiyatro, edebiyat… Sanatı bir yaşam biçimi olarak yaşamak isteyen genç arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

1-çok çalışsınlar…
2-idealist olsunlar…
3-çok çalışsınlar…
4-aç kalmaktan korkmasınlar…
5-çok çalışsınlar…
6-doğru zamanda, doğru yerde, doğru insanlar ile olsunlar…
(boş insanlarla vakitlerini harcamasınlar)
7-çok çalışsınlar…
-Ve son olarak benim tek başıma bir deli inadı ile sürdürdüğüm ” Paranteziçi Hayatlar ” hakkında bir iki düşünce almak isterim sizi yakalamışken …Çok teşekkür ederim, tüm takipçilerim ve kendim adına…
Paranteziçi Hayatlar sitesini ilgiyle takip ediyorum. Özellikle senin dışavurumcu yazılarını, şiirlerini beğenerek severek okuyorum. Eminim ki gelecekte ismini sıkça duyacağız. Başarılarının devamını diliyorum. Deli inadına devam… Bu güzel söyleşi için ben de teşekkür ederim. Çok keyif aldım.


www.nihatkemankasli.com




ropötajı buraya da alalım dedik
cheers
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://liman.goodforum.net
parantezicihayatlar
Moderator
Moderator


Erkek
Mesaj Sayısı : 382
Yaş : 33
Kayıt tarihi : 21/12/06

MesajKonu: Geri: Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi   Perş. Ağus. 16, 2007 8:38 pm

abi biraz zaman geçsin bende alıcaktım... neden diye sorarsan benim okurlar genelde edebiyatla ilgili...görsel sanatlarla ilgili yorum yapmakta zorlanıyolardı... dikkat ederseniz yorumlarda da bu göze çarpar... ama limandan görsel sanatlarla yoğurulmuş genç arkadaşlar daha anlamlı yorumlar yapabilirler diye düşünmüştüm... yerine gelip... ama olsun... erken alınmış röportaj göz çıkarmaz Laughing

_________________
Biz tarihin orta çocuklarıyız.
Bir amacımız ya da yerimiz yok!

http://www.parantezicihayatlar.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.parantezicihayatlar.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi   Bugün 2:22 pm

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Nihat KEMANKAŞLI / Paranteziçi Hayatlar Söyleşisi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Sanat :: Ropörtaj-
Buraya geçin: